TÜRKİYE DEĞİŞİR Mİ? Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

Read Time:3 Minute, 7 Second

TÜRKİYE DEĞİŞİR Mİ?

Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

Hasan H. Yıldırım & Hüsein Erkan
Türkiye’nin değişip değişmeyeceği sorunu tartışılan konulardan biridir. ‘Değişir’ diye düşünenler kadar, bu değişime inanmayanlar da var. Türkiye’yi değiştirmek için çokça çaba sarfedenler oldu. Kimi iç dinamikler ve Kürdler bunun için az uğraşmadı. Bir de ABD…

Kimse Türkiye’yi değiştiremediği gibi giderek adım adım daha da kapanarak katılaştı. Bu katılaşma sürecinin devam edeceği anlaşılıyor. Şu an dokunulmazlıkların kaldırılması için Türk meclisine sevkedilen milletvekili listesinin onaylanması ve arkasından ara seçime gidilmesiyle yeni bir anayasanın onaylanması için parlementer çoğunluğu kazanmanın hazırlığını yapıyorlar. Bunu her halükarda yapacaklar. Alavere-dalevereyle iktidar ve muhalefetiyle bunu sağlayacaklar. Ondan sonra toplum daha katı bir sistem ile karşı karşıya kalacaktır.

Öyle bir ekip Türkiye’nin başına gelecek ki, şimdikini aratacaktır. Artı destek güçleri ve muhalefetiyle Türkiye’nin o günden sonra değişmesi mümkün olmayacaktır. Uluslararası güçlerin listeye aldığı, siyasi olarak tecrit edilen, ekonomik olarak iflas eden bu Türkiye, geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir.

Kurulan sistem mafyalaşmış bir sistemdir. Hak, hukukun olmadığı, astığı astık, kestiği kestik bir sistem. Hani ikide bir derler ya’; “taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmayacak“ diye. Kendi dışında herkesi düşman ve de yok edilmesi gereken füzulat olarak görürler. Askeri, polisi, bürokrasisi, sivili, partileri, yazar-çizerleriyle; deyim yerindeyse istisnalar hariç toplum olarak bu yolun yolcularıdırlar.

Kendine Türk diyen toplum göçebe devşirme bir toplumdur. Nedir devşirme? Devşirme Kürdçe bir kelimedir. Dev: Ayran, Şir: Süt. Me: Mayalanma. Devşirme bu kelimlerin topamıdır. Kimliksizliği ifade eder. Çünkü ayran ile sütün mayalanmasında kimliksiz bir madde, bir bozunum bulamacı ortaya çıkar. Bir ismi, bir kimliği olmaz.

Bilindiği gibi ayran ile mayalanmış süt yoğurt tutmaz. Çünkü yanlış malzeme ile mayalanmıştır. Ortaya bozunumlu bir madde ortaya çıkmıştır. Zaten Kürdler de Türklere devşirme dediği zaman yanlış mayalanmış bozunumlu topluluğu ifade etmek istiyor. Çünkü bu topraklarda aslî kökleri olmayan, geçmişi- tarihi otokton olmayan, evrensel prensiplere dayalı bir kimliği olmayan bozunumlu bu yapıya devşirme demişiz. Bu ne bir nefret söylemidir, ne de hakaret! Çünkü üzerinde ulusal kimlik inşa edecek aslî ve tarihî toplumsal dayanağı yoktur.

Kendine ‘Türküm’ diyen toplum böyle bir toplumdur. Böylesi bir toplumda hak, hukuk olmaz. Hak hukuka dayalı bir sistemle bu toplum bir arada tutulamaz. Bu ancak kaba kuvvet ile bir arada tutulabilir. Zaten Türk devletinin kuruluşudan bu yana uygulanan yöntem budur. Kim idare ederse etsin bu yöntem dışında toplumsal yapıyı bir arada tutamaz. Çünkü binbir yamalı bir toplumdur. Kendi demelerine göre “72,5 milleten yok olan bir millet yaratık“ diyorlar. Bu yamalardan birini aradan çektiniz mi bu sistem toptan çöker.

Türk egemenlik sisteminin sahipleri bu gerceği bildikleri için; hiçbir millet ve azınlığın haklarını vermemek üzerine bir sistem kurmuşlardır. Kim iktidara gelirse gelsin bunun dışında başka bir yol izlemeyeceklerdir. Başka bir yola sapıldığında sistem çöker. Bu nedenle Türk egemenlik sistemi iç dinamiklerle değişmez. Çünkü tüm içsel dinamikler birbirine tutturulmuştur. Biri diğerine yaslanmazsa ayakta kalamaz. Diyalektikte “zıtların birliği ve mücadelesi” ilkesi; devşirme tolumlarda ‘aynıların birlği ve dirliği” kuralına dönüşür. Dolayısıyla içsel bağımsız bir toplumsal muhalefetin ortaya çıkması ve iktidar gücü olması doğuşsal bir engel olarak karşımıza çıkar. Bu siyasi yapının tasfiye edilmesi ancak dışsal bir müdahale ile mümkündür. Bügün Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı durum budur.

Bu sistemle, bu aktörlerle Türkiye dünyanın geldiği insanlık değerleriyle çatışmaktadır. Hangi tv’ye bakarsanız bakın hepsi mehmetçiklik oynuyor. “Biz Irak ve Suriye“ değiliz, “gerekirse Çin’e savaş açarız“ deyip duruyorlar. Kimseyi bulmazlarsa kendi gölgeleriyle savaşacak militarist bir ruhu yaşıyorlar.

Değişecekleri yok. Değişmeyeceklerine göre kırılmaları gerekecektir. Bunu da ABD’nin başını çektiği Batı sistemi yapacaktır.

Bunun startı çoktan verildi. İşte Türkiye’de iktidar olan AKP yönetimi ve ortakları bunu bildiklerinden yok oluş pahasına kimseyle uzlaşmayacaklar ve ölümüne direneceklerdir. Bu, biz Kürdlerin de işine gelecektir. Yüzyıllardır yenemediğimiz Türk egemenlik sistemini bırakın onlar kırsın. Bu kırım gerçekleşecek. Bundan en çok Kürdler kazançlı çıkacaktır.

27 Şubat 2021

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .

%d blogcu bunu beğendi: