Yakup Aslan Yazdı: Yanlış yerde durmaktansa yalnız ve dimdik durmak esas olmalı

Read Time:3 Minute, 45 Second

Yakup Aslan Yazdı: Yanlış yerde durmaktansa yalnız ve dimdik durmak esas olmalı

Yakup Aslan
Sorgulama, yüzleşme, hesap sorma geleneği olmayan kitleler sadece egemenleri taklit ederler. Düşünce birikimi, medeniyete dair retorikleri ve teorik arka planı bulunmayan toplumlar, mukallit, mürit, reaya olmaktan kurtulamazlar. Osmanlının son döneminden itibaren Türkiye medeniyet tahayyülünü, düşünce üretimini, teorik arka planını inşa etme ritüelini yitirmiş bir toplumdur.

Dünya hızla teorik altyapısını geliştirerek, zamanın şartlarına göre konumunu alıyor. Bu yarışta adı olmayan Müslümanlar, ezberlerinin sınırlarını aşabilmiş değil. Ne yazık ki Müslümanlar teolojik sorularına cevap bulmuş değil. Aynı şekilde devlete dair bir paradigma da geliştiremiyorlar. Halkı Müslüman olan ülkelerde İslami değerler hassasiyeti olan birinin iktidara geldiğinde devleti nasıl yöneteceğine dair bir müktesebatı yoktur ve bundan dolayı çelişkilerine, yanlışlarına yenik düşmüş eziklikle kimin uydurduğu belli olmayan “harp hiledir” yalanıyla mevcut bütün değerleri alt-üst edebiliyorlar. Oysa bu yalanı, ikiyüzlülüğü, takkıyeyi, haksızlık ve adaletsizliği esas alan ‘harp hiledir’ deyimi, Allah’ın “Bir kavme olan kininiz size adaletsizlik yaptırmasın …” (Maide; 8) emrine aykırıdır. Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerde iktidara gelen ve devleti kendi vesayeti altına alma çabası içerisinde olanların teorik arka planı olmadığından çelişkilerinden kurtulamıyorlar ve toplumsal baskı altında kaldıklarında ise kendilerini hilafet tarifinin içine sıkıştırmaya çalışıyorlar. Hilafet tarifinin içi de doldurulmuş değil, tarihten gelen bir ezberin dışında zamanın şartlarına ayak uyduran bir teorik arka planı da yoktur. Zamanımızdaki, “iktidara zarar verecek tarzda yönetenlerin yanlışlarını dile getirmek dinen sakıncalıdır…” diyen dinci otoriteye kızıyoruz ama tarih boyunca hilafet kılıfına sokularak “şeriat’e uyduğu müddetçe, zalim ve fasık bile olsa yöneticiye uymak farzdır” diyen ruhban mantık asırlarca bu saray referanslı ezberi toplumun zihnine empoze etme çabası içerisinde oldu. Bugün tekçi ve bütün yetkilerin tek bir elde toplandığı bu tanım, dini yorumlama içerisinde diktatörlüğe denk gelmektedir. Bu teori kendi günü için ne kadar ileri bir tecrübe olursa olsun, bugün için sadece bir diktatörlük tanımına denktir. Bu toplumsal kısır döngü ve dine rağmen yalanı, zulmü, hileyi esas gören “harp hiledir” ikircikli yönteminden, teorik arka planı olmayan ezberden kurtulmanın yolu, zamanın şartlarına ve taleplerine uygun tutarlı bir yöntemle toplumsal gerçeklere uygun bir şekilde yeni bir paradigma inşa etmektir… Bunun milli değerleri esas alan merkez sağ politikaları ile olmayacağını da bilmekte fayda var. Pragmatist değerler çevresinde toplanan milliyetçiliği ve devletçiliği esas alan merkez sağcılığın, çıkar ilişkileri tükendiğinde rahatlıkla dağılacağı da açıktır.

Irkçı vesayet prangalarını gönüllü olarak ayaklarına bağlamaya razı olanlar, milliyetçi seküler yeminlerin paralelinde egemenlerin değerlerine tapınmakta sakınca görmeyenler, “harp hiledir” anlayışı skalasında güya takkiye yoluyla bu temelsiz pratiğini meşrulaştırarak hedefe ulaşabileceklerini hesaplıyor. Rahatlıkla yalan söyleyerek hedeflenen noktaya ulaşabileceklerini düşünüyorlar ve bu doğrultuda yolsuzluk ve talanı savaş ganimeti olarak görüyorlar. Kendisini dinci otorite makamında gören zatlar da, “yolsuzluk yapanlara hırsız denilmez” diyecek kadar işi ileri bir noktaya taşıyorlar. Meşru olmayan yöntemlerle, meşru zemine ulaşabileceklerini hesaplayanlar aslında bu meşru olmayan zeminde kar gibi eridiklerinin farkında değiller.

Yönetim, merkezi toplama sağ cemaat olunca bir düşünce etrafında ulvi bir hedef inşa etmek mümkün değil… Sahte çürük raporundan dolayı ceza almışların milliyetçilik yapmaları kadar çürük bir zemindir bu toplama cemaat. Hal böyle olunca pragmatist ilişkiler içerisinde herkes bir diğerinin kuyusunu kazarak, tuzak, kumpas kurarak yükselmeye, metropollerin dehlizlerindeki projeleriyle rakiplerini tasfiye yöntemleriyle nemalanmaya çalışırlar. Gruplaşmalar anlayışıyla yandaşların kollanması, kazandırılması ve buna karşılık yandaş olmayanın itibarsızlaştırılıp ötekileştirilmesiyle, yapay bir düşman üretme yoluyla güç ve sermayenin kontrolüne çalışılır. Hepsi sebep ve sonuç ilişkisi içerisinde, yalan ve kumpaslar “savaş hiledir” yalanına dayandırılarak ve geleceğe dair teorik hiçbir alt yapısı olmayan tahayyüller bolca üretilerek ellerinde bulundurdukları vesayetin ömrünü uzatmaya çalışırlar. Oysa yalan ve safında olmayanlara düşmanlık yapıp ötekileştirmek zulümdür ve din ile hiçbir alakası da yoktur. Bu zihin dünyasında eleştiriye, sorgulamaya, hesap sormaya yer yoktur. “Çocuklar ölmesin” demek bile suçtur. Din barışı esas görür, onlar “savaş hiledir” yalanı perspektifinde savaşı, gerginliği, kargaşayı varlıkları için esas görürler. ”Çocuklar ölmesin.” dendiğinde, “politikalarımızı ölen çocuklara göre mi belirleyeceğiz” diyecek kadar kibir, asabiyet ve sorumsuzluk yüklüdürler. İslam, “barış” dinidir. Onların “savaş hiledir” yalanında gerginlik ve savaş esastır, bu politikalardan beslenirler. Savaş, mantığı, vicdanı, insani değerleri ve ulvi hedefleri saf dışı bırakır. Kalabalıklara ezberletilen, yalan, talan ve zulmü meşrulaştırma ahlaksızlığı olan “savaş hiledir” yalanı zamanla kalabalıkların ezberi haline gelir. Kalabalıkların, ilk önce hakikati öldüren savaş ezberleri kutsaldır, sorgulanamaz…

Eshilos tarihe mal olmuş o cümlesinde şöyle der: ”Savaşın ilk zayiatı gerçeklerdir.” Savaşta önce gerçekler ölür. Gerçekler bir kere öldükten sonra doğruyla yanlış birbirine karışır. Gerçekler öldüğünde meydan göz göre göre söylenen yalanlarla gözünün içine baka baka konuşan yalancılara kalır. Reaya olmayı içselleştiren kitleler büyük çoğunlukta bu yalana inanırlar. “Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.” (Enam-116)

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .

%d blogcu bunu beğendi: