İNSAN SAĞLIĞI SORUNU OLARAK REKLAMLAR,  REKLAM ARASI DİZİLER,  SÜRÜ PSİKOLOJİSİ VE ANORMALLİĞİN NORMALLİĞİ

Read Time:4 Minute, 35 Second

İNSAN SAĞLIĞI SORUNU OLARAK REKLAMLAR,  REKLAM ARASI DİZİLER,  SÜRÜ PSİKOLOJİSİ VE ANORMALLİĞİN NORMALLİĞİ

NİHAT VELİ YÜCE

Nihat Veli Yüce
Türkiye’de senaryosu toplumsal sorunların odağından uzak, bir avuç psikolojisi bozuk cenah ile psikolojisi bu cenah tarafından bozulan tuhaf kılıklı kimi tiplemelerin senaryonun merkezine oturtulduğu ve dört saatlik zaman diliminin yaklaşık olarak yarısından fazlasında reklam kuşaklarının yer aldığı, dizi arası reklam değil, reklam arası dizilerin esiri haline getirilmiş izleyicide ciddi psikolojik tahribatlar yaratacak dizi furyası ve şov programları hız kesmeden devam ediyor.

Bu durum özelde çocukların ve gençlerin gelişimi üzerinde, genelde ise toplum yapısı üzerinde ciddi bozulmalara neden olmaktadır.

Rol model olarak sunulan tiplemelerin çocukların ve gençlerin psikolojileri üzerinde ciddi aşındırıcı ve yıpratıcı etkisinin ortaya çıkardığı kırılgan kişiliklerle sağlıklı yarınların inşası mümkün değildir.

Psikolojik açıdan toplum sağlığı üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin başlıca ele alınıp, konunun uzmanları tarafından detaylıca araştırılması elzemdir. Bu konuda yapılan kimi çalışmalar değerlidir. Fakat yetersiz ve dar kapsamda olduğu görülmelidir.

Kültürel dokusu dışa kapalı, korunmacı, muhafazakar yapıdaki gençlerin dahi, rol model olarak sunulan tiplemelerin davranış biçiminden, giyim kuşamına dek kopyalayıp, başka bir kişiliğin örtüsüne bürünmelerinin çarpıklığı ve bireyi hiçleştiren, rol model olarak sunulan tiplemelerin silik kopyasını üzerlerine geçirerek tutunmaya çalışmaları, bunu bir statü göstergesi olarak görmeleri ile ortaya çıkan  psikolojik yarılma
kolay izah edilecek bir mesele olmasa gerek.

Ekonomik, sosyal, siyasal, psikolıjik kuşatmanın cenderesine hapsedilmiş bireye tek açık kapı olarak bırakılan ve özgürlüğün zirvesi olarak sunulan tüketim kültürü ve bu tüketim kültürünün birer budalaya çevirdiği yığınların çaresizce savruldukları tüketim canavarlığına yenik düşmeleri, küresel sistemin zafer narasıdır.

Sokakta yürürken, bir mekanda otururken, bir konsere, eğlence mekanına veya düğüne giderken, toplu taşıma araçlarına binerken, bırakalım kapsamlı bir gözlem yapmayı, yüzeysel bir gözlemle dahi refah düzeyleri arasında uçurumlar olan, farklı sınıf mensuplarından gelen yığınların tek tip giyindiklerini görürsünüz. Renkler ayrı olsada model aynıdır.  Gelir düzeyine uygun olarak en pahalısından en ucuzuna tek tip bir giyinme, kopyanın, kopyasının, kopyası bir yığın hareketliliği. Bu öyle çılgın bir hale gelmiş durumdadır ki, bir sabah ayakkabıları dahi kavrayacak kadar uzun pantolon giyen bireylerin bu tarz giyinmeyenleri moda dışı gördükleri, küçümsedikleri, ertesi sabah ise neredeyse dizlerine kadar kısalmış pantolonla arzı endam ettiklerini görürsünüz. Bu defa da kısalan paçaları üzerine geçirmeyenlerin moda dışı görüldüklerine tanık olursunuz. Bir anda uzun ayakkabılara kadar inen pantolonların, ertesi gün bir anda neredeyse dizlere kadar kısalan pantolona dönüşmesi ve sürü psikolojisi ile neredeyse onaltı yaşından, elli yaşına kadar bireylerin bir anda bu hızlı kılık kıyafet değişikliğinin arkasındaki büyük küresel sürü psikolojisi uzmanlarının başarısını görmemek mümkün mü?

Kendine özgü tarzı olmayan, kendine özgü bir tarz geliştiremeyen, sürü psikolojisi ile sunulan rol modeli kopyalayan ve bunu moda olarak benimseyen, modayı takip eden imajını kanıksayan bireyin zavallı ve sürü psikolojisiyle hareket eden sıradanlığının yüceltildiği küresel medya sistemi.

O denli büyük çaplı sürü psikolojisi oluştulmuştur ki, bir günde, rol model olarak sunulan futbolcu, manken, oyuncu, şarkıcı, reklam yıldızı gibi, daha da uzatabileceğimiz listenin en tepesinde bulunan 10 erkek rol modele tayt giydirip, üzerlerinede dantelli gömlek giydirseler, ertesi gün bu kıyafeti yaygın şekilde giyen tipleri görmeye başlarsınız. Hemde sözde kelli felli görülen tiplerde. Bu durumu karikatürize etmek değil, gerçeğin kendisidir. Toplum psikolojisi üzerinde oluşturulan yarılma sonucu, küresel sistemin başarısıdır. Bir hafta sonra tayt ve dantelli gömlek giymeyenler, moda dışı, ilkel, olarak ilan edilip, vebalı gibi görüldükleri bir kanıksamanın yerleştiğini görürsünüz. Dizi, sahne ve reklam yüzleri olarak öne çıkarılan rol modellerin sunuluş ve pazarlanış biçimleri toplumu zihinsel olarak hazır olmadığı, tamamen biçime endeksli ve estetik kaygı da taşımayan bayağı, niteliksiz hızlı değişimlerle kılıktan kılığa sokarak psikolojik yarılmayı ve tüketim açlığını sürekli zirvede tutmanın etkin biçimde devreye sokulduğu ve bunda da mutlak başarının hedeflendiği gerçekliği ile karşı karşıyayız. Kişinin kendi iradesi ile değil, rol model olarak sunulan tiplerin medya vasıtası ile güçlü ve zekice pazarlanması sonucu hiç düşünmeden kılıktan kılığa girme yarışının, moda ve modernlik olarak sunulduğu sürü ve sürü psikolojisi ile, anında kopyala yapıştırla tornadan çıkmış, tiyatro kumpanyasının elemanları gibi giyinen devasa yığınlar.

Düşünme, seyret ve aynısını al, üstüne geçir ve sokağa çık. Ancak böyle davranırsan bir statü sahibiymişsin gibi görünürsün, modayı takip eden modern kadın veya erkek olarak saygı görürsün. Tüketim budalalığının topluma sunduğu öğüt budur. Kopyala yapıştırla bir birinin kopyası milyonlar, milyarlar.

Bu duruma düşürülmüş, kendi gerçekleri yerine başkalarının hayatlarını yaşayan yığınların dramatik ve trajedik öyküsünün efsununa kapılmış, kendi gerçeğinden uzaklaşmış, her geçen gün dahada çoğalan tüketim budalaları ve sürü psikolojisiyle hareket eden insan kalabalıkları. Bu bireyin asla kendisi olamamasının, sen hiç kendin oldun mu sorusunu kendisine sormamasının zirvesidir. Sermaye ve moda baron ve baroniçelerinin zaferidir. Yabancılaşmanın zirvesidir.

Küresel bir proje olarak uzun araştırmalar ve incelemeler sonucu hazırlanan, moda ve moda üzerinden sürü psikolojisi,  buradan da  tüketim canavarı bireyler oluşturup, bireyin psikolojisi üzerinde yarılma oluşturmak, bu bireyleri çoğaltarak, toplumsal psikoloji haline getirmek ve toplum psikolojisi üzerinde yarılmayı sağlamak stratejik bir ideolojik savaş aparatı haline getirilmiştir. Yemek proğramları, survivor (hayatta kalan), kutunuzu açıyoruzlar, evlilik programları, ses yarışmaları, defileler, topçu, popçu modellemeler, diziler, reklamlar, moda vs. uzatatabileceğimiz bu liste, kapsamlı sosyal deneylerle sınanıp, denenip, projelendirilmiştir. Aynı anda tek merkezden düğmeye basılarak neredeyse bütün dünyada televizyonlarda aynı anda devreye sokularak, küresel sürü psikolojisi oluşturulmaktadır. Bireyin kendisi olmayı başarmaması, başkasını oynaması, başka hayatları yaşama psikolosini, kendi gerçeğiymiş gibi benimsemesi ve o kişiliğe bürünmesi, psikolojik yarılma ve şizofrenik refleks durumudur. Ne yazık ki toplumun ağırlıklı bölümü bu hale getirildiğinden, bu sırıtmamakta ve olması gereken statü özelliği olarak görülmektedir. Aksine bu belirtileri göstermeyen bireyler, moda dışı, hastalıklı bireyler olarak görülmektedirler. Böylece anormalin, normal, normalin anormal olarak göründüğü, toplumsal çılgınlık ve şizofrenik, tüketim canavarı sürülerinden oluşan toplum çağına hoş geldiniz denmiştir. Bu realite, uluslararsı küresel sistemin çok önemli stratejik ve özgün başarısıdır.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .

%d blogcu bunu beğendi: