DÜNYANIN BÜTÜN IRKÇILARINI BİRLEŞTİREN TRUMP VE ABD KONGRE BASKINI Nihat Veli Yüce

Read Time:2 Minute, 57 Second

Nihat Veli Yüce
ABD emperyal güçler içinde en başatlarından biridir. ABD içinde iktidar çekişmelerinden dünya halkları için stratekik fayda sağlayacak bir sonuç çıkmaz. İktidara kim gelirse gelsin emperyal hegemonya mücadelesini aktif bir şekilde yürütecektir. Bu genel geçer bir doğrudur. Bu genel geçer doğruya saplanır, kimi nicel farkların yol açacağı tarihsel sonuçları ve getireceği tehlikeleri görmezsek, ağır bedeller ödemeye mahkum oluruz.

Burada öyle tarihsel süreçler söz konusu olabilir ki, biçimsel farkların dahi önemli dönüşümlere yol açtığı gerçeğini yadsıyamayız. Bu durum dünya tarihincede tecrübe edilmiştir.

Almanya’da Weimar Cumhuriyeti ile nazi Almanya’sı arasındaki fark ne ise kimi devletlerdeki ekonomik ve siyasi gelişmelerin sonuçlarıda bu denli barizdir. Weimar Cumhuriyeti  bir yandan, Almanya’nın birinci emperyal paylaşım savaşı yenilgisinin yaralarını sarmaya çalışırken, diğer yandan emperyal hayalleri peşinde koşmak istemiştir. Weimar Cumhuriyetinin emperyal hayallerinden yola çıkarak Weimar Cumhuriyetinin sonunu getirip, faşizmi inşa eden nazi Almanya’sı ile farkının olmadığını iddia edemeyiz. İmparatorluk hayalleride olsa, emperyal hegemonya peşinde de koşsa, tercih Weimar Cumhuriyeti ile nazi Almanyası arasında elbette ilki olacaktır. Kaba, öznel, üstün körü yaklaşım sahibi değilseniz ikisi arasında, emperyal gücün klikleri arasındaki çatışma bizi ilgilendirmez yaklaşımına giremezsiniz.  Burjuva demokrasisinin en kaba, en biçimsel yanları ile, faşist diktatörlük arasında tercihte elbette ilkini tercih etmek durumundayız.

ABD seçimlerinde emperyal hegemonya yarışını kimin daha iyi yürüteceğine dair taraflar arasında bir yarış olduğu aşikârdı. Bununla birlikte Biden’in temsil ettiği ve geleneksel burjuva demokrasisininin kaba biçimlerini devam ettirmek isteyen, kurumların klasik işleyişinden yana olan anlayışı ile,  Trump’un temsil ettiği, tek adam rejimini inşa etme, klasik burjuva demokrasisinin kaba, yüzeysel biçimine dahi tahammül etmeme, kurumların işleyişi yerine bireyin keyfiyetine dayalı bir sistemi inşa etme biçimindeki anlayışı arasında farkı görmek durumundayız. Tamemen beyaz ırka dayalı, ırkçılık ve kurumların tasfiyesini savunan, yerine tek adam rejimini ikame etmek isteyen, faşist, narsist ve megalomon bir kişilikte vücut bulmuş ABD faşizmi. Siyah ırka, yerli kızılderili halka, göçmen topluluklara, kadına, eşcinsellere toplumdaki farklı renkler ve kültürlere derin bir düşmanlık besleyen, katliam hayalleri kuran bir Trump sever topluluk ve bu topluluğun idolü, ölümsüz lideri olmaya gönüllü Trump. Trump bu çizgisi ile hem ABD’deki ırkçıların ilahı olma yönünde hayli mesafe almış, hemde batı Avrupa ve Türkiye’deki ırkçı, bağnaz, gerici faşist güruhun teveccühünü kazanmıştır.

ABD konresinin bu ırkçı, faşist, gerici, bağnaz Trump taraftarlarınca işgal girişimi en çok dünyadaki ırkçı, faşist, gerici, bağnaz kesimleri mutlu etmiş ve Trump’un bir darbe ile başkanlıkta kalması hayalleri kurmuşlardır. Ağızlarından salyalar akıtarak ırkçı-faşist dünya enternasyonalinin korosuna katılmışlardır. Trump’un ABD kurumlarının reaksiyonunu test etme özellikle ordunun tavrını anlama eylemi, aradığı desteği alamayınca geri çekilmek zorunda kalışı çekirdek çitleten leş kargalarını hayal kırıklığına uğratmıştır. Faşizm parlamentoyu, demokrasiyi kullanır hükümet olur, iktidar olmak içinse, parlamentoyu ve demokrasiyi rafa kaldırır. Trump hükümet oldu, fakat iktidar olamadı. Bizdekiler kadar şansı yaver gitmedi. Zira ABD kurumları daha köklü ve toplum az çok bir demokrasi geleneğinden gelmiştir. Bizde ise demokrasi geleneği denince, sendikalar, sivil toplum örgütleri, kitle muhalefeti geleneği, özcesi zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri olmayanların ağırlığı değil, ezici çoğunluğu, devlet bürokrasisi, ordu, aşiret reisleri, toprak ağalarından, kimi montaj sanayicilerden, müteahhitlerden oluşan bir parlamento geleneği demokrasinin ölçütü olarak ele alınmış. Kaybedecek çok şeyi olan bu kesimlerin güçlüden yana tavır alma, her devrin adamı veya kadını olma durumu kurumları kısa sürede taru mar etmiş, tek adama bağlı rejim kısa sürede inşa edilmiştir. Bazen Arap şeyhlerine, krallarına, bazen Çin ve Rus oligarklarına, bazende Hitler rejimine öykünmenin altında da bu realite yatmaktadır. Bugün Türkiye’yi Arap krallık ve şeyhlerinin, Rus ve Çin oligarklarının, Nazi rejiminin karması ve kırması bir anlayış yönetmektedir. Bunların Trump sevdasının kökleri de burada yatmaktadır. Trump bunlar için dünyanın gericileri, ırkçı-faşistleri birleşin çağrısının sembolüdür.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .