Bedran Çiya Kurd: Rusya Türkiye’yi şantaj aracı olarak kullanıyor

Read Time:9 Minute, 48 Second

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Meclisi Eş Başkan Yardımcısı Bedran Çiya Kurd’la, Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarını, Rusya, ABD, İran ve Şam’ın mevcut siyasetlerini, çete gruplarının bölgedeki faaliyetlerini ve olası gelişmeleri konuştuk.

CİHAN BİLGİN-Rusya’nın tavrına tepki gösteren Çiya Kurd, Özerk Yönetim’in Şam hükümetine mahkûm olması için Türk devletinin şantaj aracı olarak kullanıldığını söylerken, Türk Devleti’nin Eyn İsa üzerinde devam eden saldırılarının; Özerk yönetim’in idarî merkezi olması ve coğrafik açıdan da Cizre ve Fırat bölgelerini birbirine bağlaması kapsamında stratejik öneme sahip olmasından kaynaklandığını belirtti.

Çiya Kurd, türk devletinin, Kobanê, Minbic ve Cizre’ye yönelik işgal planlarının başarılı olamayacağının altını çizerek, bu konuda büyük halk direnişinin gelişmesinin gerekliliğine işaret etti.

Çiya Kurd’un sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

-2020 yılında Rusya’nın Kuzey ve Doğu Suriye yönelik tutumu bölgedeki gelişmeleri nasıl etkiledi?

Öncelikle herkesin yeni yılını kutluyorum. Yeni yılın barış ve huzur getirmesini, işgalcilere karşı mücadelenin yükseleceği bir yıl olmasını diliyorum.

Geçtiğimiz yıl Suriye’de önemli sorunlar yaşandı. Suriye içerisinde devam eden birçok soruna halen çözüm bulunabilmiş değil. Sorunlar çözümsüzlükleriyle birlikte yeni yıla girdi. Yeni yılda bu sorunlara ne kadar çözüm bulunabileceği ise tartışma konusudur. Birçok çevre Suriye’deki savaşı sona erdirmek için çaba harcıyor. Soçi ve Astana sürecine dahil olan Rusya, elle tutulur bir çözüm sunamadı. Biden’ın ABD yönetimini devralmasının ardından Suriye’de çözüm anlamında gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Çözüm diyalogları için girişimler olacaktır. Mevcut formatın gözden geçirilmesi gerekiyor. Muhalefetin yeniden örgütlenerek çözüm sürecine dahil olması sağlanmalıdır.

Rusya, Suriye’de çözümün bir aktörüdür. Her zaman Rusya olmadan Suriye krizinin çözülemeyeceğini, Rusya’nın da tek başına Suriye krizini çözemeyeceğini dile getirdik. Suriye krizi uluslararası bir kriz haline geldi. Türkiye, ABD, Avrupa ve birçok Arap devleti bu krize müdahil oldu.

-Rusya’nın Kuzey ve Doğu Suriye’deki konumu nedir?

Rusya, Suriye’de olduğu gibi Kuzey ve Doğu Suriye’de de önemli bir konumdadır. Özellikle Efrîn, Şehba, Halep gibi yerlerde etkili olmaya devam ediyor. Son dönemde Kobanê, Minbic ve Cizre’nin bazı yerlerinde etkili olmaya çalışıyor. Serêkaniyê ve Girê Spî’ye yönelik saldırılarda Şam hükümetinin Türk devletine karşı tutum alması için Rusya’dan arabulucu olması istenmişti. O da, bu temelde Özerk Yönetim alanlarında etkisini arttırmaya çalışıyor. İdarî, askerî ve ekonomik olarak bölgede önemli bir aktör olmak istiyor. Uluslararası koalisyon ve ABD’nin bölgedeki etkisini zayıflatmaya ve bitirmeye çalışıyor.

Suriye coğrafyası Rusya ve ABD’nin çıkar çatışması arenasına dönüştü. Bu nedenle bölgedeki sorunların çözümü kolay olmayacaktır. Birçok devlet burada çıkarını gerçekleştirmeye çalışıyor. Halkımıza çağrımız bu hesaplaşmalara meydan vermemeleridir. Bölgede bulunan tüm güçlere de çözüme hizmet etmelerini bekliyoruz. Bölgede yeniden bir kriz baş gösterirse bu terörün de ortaya çıkmasını tetikler. Bu coğrafya DAİŞ’in yok edildiği coğrafyadır. Bu coğrafyada huzur, güven ve istikrar yok olursa DAİŞ yeniden ortaya çıkabilir.

-Moskova neden Türk devletinin saldırılarına yol veriyor?

Bilindiği üzere Moskova ve Ankara arasında çok fazla sorun var. Bazı konularda anlaşamadıkları gibi anlaştıkları konular da mevcut. İdlib, Libya ve Karabağ gibi farklı konularda iki devlet arasında derin çelişki ve hesaplar var. Rusya, mevcut durumda tüm Suriye topraklarını yeniden Suriye hükümetinin kontrolüne geçmesini istiyor. Bunun için her türlü yolu deniyor. QSD’nin yanında yer alan ABD’nin yerine Suriye hükümet güçleri ve kendi güçlerini yerleştirmeye çalışıyor. İdlib’de çete gruplarıyla savaşarak Suriye hükümetinin oraya girmesini sağladı. Özerk Yönetim alanlarında aynı stratejiyi izlemiyor. Burada Özerk Yönetimi kendine tehdit olarak gören Türk devletini kullanıyor. Türk devletini bize karşı bir şantaj aracına dönüştürerek, Şam hükümetine mahkûm olmamızı istiyor. QSD’nin iradesini bu şekilde kırabileceğini düşünüyor. 
Efrîn’in işgalinden doğrudan Rusya sorumludur. Efrîn konusunda Türkiye ve Rusya arasında bir pazarlık yaşandı. Türk devletinin Şam civarından çeteleri geri çekmesi karşılığında Efrîn Türk devletine verildi. Rusya ve Suriye hükümeti için önemli olan Şam’ın korunmasıydı. Çünkü Şam’ı koruyarak Suriye’nin eski iktidarını yeniden geri getirebileceğini düşünüyorlar. Efrîn üzerinden yapılan bu pazarlık Suriye hükümetini ayakta tuttu.

-Şam hükümeti ve Özerk Yönetim arasında kimi görüşmeler yapıldı. Bu görüşmelerde Suriye hükümeti ağırlığını koyabiliyor mu, yoksa tek belirleyici Rusya mı?

Özerk Yönetim ve Şam hükümeti arasındaki görüşmelerin ciddi sonuçlara ulaşması için bölgedeki gözlemci güçlerin çözüm projesi geliştirmesi gerekiyor. Çünkü Şam hükümeti, Suriye krizinin çözümü için siyasi bir projeye sahip değil. İkincisi ise, Şam hükümetinin milliyetçi siyasetinde ısrar etmesidir. Bu zihniyeti kabul etmek mümkün değildir. Bu konuda şu ana kadar Rusya’nın çeşitli girişimleri oldu. Şam hükümeti ve Özerk Yönetim arasındaki görüşmelere aracılık etmeye çalıştı. Ancak bunlar da sonuçsuz kaldı. Bunun nedeni de Suriye hükümetinin diyaloga ciddi yaklaşmaması ve eski zihniyetinde ısrar etmesiydi. Son girişimlerden sonra Suriye hükümetinin diyaloga hazır olmadığı kanaatine vardık. Rusya da bu konuda net bir proje ortaya koyamıyor. Şam hükümetinden farksız değiller. Türkiye ve İran gibi Rusya’ya etki eden güçler de var. Türkiye ve İran, Özerk Yönetim’in Şam hükümetiyle diyalog kurmasını istemiyor. Rusya bu iki devletle ilişkilerinin kötü olmasını göze alamıyor. Kürdistan’da çözümün olmaması için Şam, Akara ve Tahran ortak fikirlere sahip. Üçünün ortak amacı Özerk Yönetimi çökertmek.

-Moskova Kuzey ve Doğu Suriye’de Özerk Yönetim’e ilişkin politikası ne sizce?

Rusya’nın Özerk Yönetim için politikası nedir, tam olarak bilinmiyor. Kabul de etmiyor, doğrudan yok olsun da demiyor. Birçok görüşmede “Siz ve Şam hükümeti özerklik, otonomi ya da federasyon konularında ne karar verirseniz, karışmıyoruz” dediler. Ancak gerçekte bölgenin askerî, siyasî, idarî ve ekonomi alanlarında özerk olmasını istemiyorlar. Rusya’nın bölgelerimiz için, özellikle Kürtler için kabul ettiği şey, kültürel özerkliktir. Rus siyasetinde bunun dışında bir şey görmedik.

-Rusya, Suriye krizinden nasıl bir fayda sağlıyor? 2021’de Rusya’nın bölgedeki siyaseti nasıl olacak?

Rusya’nın bölgedeki Türk devlet işgalini bitirmek için ciddi çalışması lazım. İşgal edilmiş bölgelerde çetelerin saldırı ve suçları sona ermelidir. Çete grupları olduğu müddetçe, Suriye topraklarının önemli bölümü işgal altında oldukça, Suriye’de güven ve çözümün olması mümkün değildir. Rusya’nın çözüm diyaloglarında proje sahibi olması gerekmektedir. Böyle bir öncülük yapar ve diyalog konusunda garantör rolünü oynarsa, siyasî çözüm için büyük bir kapı aralamış olur; Suriye’de büyük imkanlar yaratır ve güçlenmesini sağlar. Dolayısıyla Rusya’nın kendisi de eli güçlü bir konuma ulaşır. Rusya, mevcut siyasetiyle bazı kesimleri diğer kesimlerin eliyle korkutmaya çalışıyor. Sürekli pazarlıklar yapıyor, bu şekilde süreci kurtarmaya çalışıyor. Bu şekilde de giderek bölgede daha fazla yerleşmeye çalışıyor. Bu da bölgede sorunların çözümüne fayda sağlamıyor.

İdlib’deki çete grupları, herkes için endişe kaynağıdır ve bunlar şimdi Serêkaniyê, Efrîn ve Girê Spî’dedirler. Birkaç gün önce terör örgütü listesinde yer alan ve doğrudan MİT’e bağlı hareket eden Huras El Din çeteleri, Eyn İsa’daki Rus üssüne intihar saldırısı gerçekleştirdi. Bu, yeni bir şey değil. Bu yüzden Rusya üzerinde de tehlike vardır. Tehlikeyi göz önüne almalı ve çete gruplarına karşı güçlü bir mücadele yürüterek çözüm sürecine geçiş yapmalıdır.

-Bu intihar saldırılarıyla asıl olarak ne amaçlanıyor?

Rusya’nın İdlib’deki çete gruplarına yönelik saldıları var. İdlib’de de Rus güçlerine yönelik saldırılar gerçekleşmişti. Çeteler, kendilerine karşı aktif saldırı halinde olan Rusya güçlerini hedef olarak görüyor. Bugün Serêkaniyê ve Girê Spî’de görülen bu çeteler, Eyn İsa’daki Rus güçlerine saldırı yapıyor. Herkes, bu grupların oraya nasıl ulaştığını merak ediyor. Çeteler, Türk devletinin işgali altındaki bölgelerden oraya geldi.

Türkiye’nin, Eyn İsa’da Rus güçlerine baskı yapmak için bu saldırılarda parmağı olabilir. Bu saldırı, Rusya’ya bir mesajdır.
Eyn İsa başta olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine yönelik saldırılar sürüyor.

-Türk devleti ve çetelerinin bu saldırılarının önüne geçmek için QSD, Rusya ve Şam hükümet güçleri arasında anlaşmaya varılarak 3 ortak gözlem noktası oluşturuldu. Fakat buna rağmen saldırılar durmadı. Eyn İsa’nın önemi ve işgalcilerin planı nedir?

Şunu açıkça belirtebiliriz; Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’de bazı bölgeleri işgal için planları hazır. Her zaman bu planları gerçekleştirmek için pazarlık ve görüşmelerine devam ediyor, fırsat kolluyor. Türk devleti Rusya ve ABD’den onay almak için çalışıyor. Bu nedenle Kuzey ve Doğu Suriye halkları olarak işgal ve imha siyasetine karşı her zaman dikkatli olmalıyız. İşgalciler, fırsat buldukları an planlarını gerçekleştirmeye çalışacaklardır. Türk devleti ve çetelerinin Eyn İsa ve kırsalını işgal etmek için sürekli girişimde bulunmalarının nedeni de budur. Bölgeyi parça parça işgal ederek gündemi fazla meşgul etmemeyi ve kamuoyu baskısının oluşmamasını istiyor. 2019’daki varılan ateşkes anlaşması imzaladığından beri Türk devleti anlaşmaya sadık kalmamış ve ihlallerini sürdürmüştür.

Eyn İsa, birçok konuda stratejik özelliklere sahiptir. Bu ilçe Özerk Yönetim’in idarî ve siyasî bir merkeziydi. Manevi bir yerdir. İşgalciler de buraya saldırarak, “Özerk Yönetim’in merkezini işgal ettik ve projelerini bitirdik” mesajı vermek istemektedir. Eyn İsa coğrafik olarak da stratejiktir. Halep, Hesekê, Dêrazor ve Kobanê’yi birbirine bağlayan; uluslararası yol üzerinde bulunan bir nokta olması itibariyle ticaret için önemlidir. İşgalciler saldırılarıyla Cizre Bölgesi’nin Kobanê ve Minbic ile bağını koparmak istiyor. Hiç şüphesiz işgalciler ilerlerse durmayacaktır. Nasıl ki işgallerini Efrîn’den başlayıp Serêkaniyê ve Girê Spî’de devam ettirdiyse şimdi de Eyn İsa’yı işgal etmek istiyorlar. İşgal hedefleri de Eyn İsa ile sınırlı kalmayacaktır. Kobane, Minbic, Cizre bölgesi işgalcilerin gündemindedir. Tüm bunları iyi bilmeli; planlarımızı, tedbirlerimizi buna göre oluşturmalıyız.

-Rusya, Eyn İsa’nın Şam hükümetine teslim edilmesi için QSD ve Özerk Yönetim’e baskı yapıyor. Rusya, Eyn İsa’da nasıl bir politika izliyor? Bu konuda yeni gelişmeler var mı?

Tarafımızdan Ruslarla Eyn İsa’nın Şam hükümetine teslimi konusunda hiçbir anlaşma olmamıştır ve böyle bir şeyi kabul de etmeyiz. Bunu reddediyor ve doğru bulmuyoruz. Eyn İsa, Özerk Yönetim’in idaresinde ve QSD’nin savunmasında kalacaktır. Saldırılara karşı direnilecektir. Tüm saldırılara karşı QSD, burayı koruyacaktır. Eyn İsa’yı Şam hükümetine teslim etme girişimleri, çözüm için mümkün olmayan bir seçenektir. Yapılması gereken ve doğru olan, Rusya’nın Türkiye ile arasındaki ateşkesin sorumluluklarına göre hareket etmesi ve Türkiye’yi ateşkese riayet için baskılamasıdır. Mevcut haliyle Türkiye, Rusya’nın da iradesini kabul etmemekte, Rusya’yı küçük ve hafif görmektedir. Bu nedenle Rusya tutum sahibi olmalıdır. İşgal ve halkların soykırımı hesapları üzerinden taraflarla herhangi bir anlaşma yapmayı kabul etmiyoruz. İsteğimiz, herkesin, uluslararası ahlaki ilkelere karşı görevlerine sadık kalarak krizin önüne geçmesidir.

-Türk devleti bir süredir İdlib’deki bazı gözlem noktalarını boşaltıyor. Siyasetçiler ve gözlemciler bu durumu Eyn İsa saldırılarıyla bağlantılandırarak Rusya’nın İdlib’e karşılık Kuzey ve Doğu Suriye’de taviz verdiğini belirtiyor. Siz nasıl yorumluyorsunuz?

Bu, çok da yanlış bir yorum değildir. Türkiye, Şam hükümetinin kuşattığı gözlem noktalarını boşaltıyor. Bu da Rusların baskısıyla oldu. Türkiye, İdlib’de geri adım atmaktadır. Bu, Türkiye’nin kendisi ve siyaseti için bir yenilgidir. Türkiye, İdlib yenilgisini gizlemek, ülkesindeki kamuoyunu oyalamak ve çetelerle ilişkilerini korumak için Eyn İsa’ya saldırılar yapıyor olabilir. Rusya ile Türkiye arasında bahse konu anlaşma da yapılmış olabilir. Eğer Rusya Kuzey ve Doğu Suriye’nin bazı bölgelerinin işgali için göz yumar ise, bunun kendisine ne kadar yarar getireceğini iyi okumalıdır. Çünkü Türk devleti doğrudan Rusya karşıtı olan NATO ve ABD’ye bağlıdır. Türkiye, Suriye’de nereye girmişse çıkmamıştır. Şimdi Rusya, Türkiye’yi İdlib’den nasıl çıkaracağıyla meşgul.

-Rusya, ileriki dönemde sorun olacağını bilerek bir kez daha Türkiye’nin başka bölgelere yerleşmesine izin verir mi?

Türkiye’nin işgallerine onay vermek Rusya’nın çıkarına değildir ve Rusya, bunu iyi bilerek işgale geçit vermemelidir.

-Joe Biden 20 Ocak’ta başkanlık görevini Trump’tan devralacak. Kulislerde sürekli İşgalci Türk devletinin bu boşluktan faydalanarak saldırılar geliştirebileceği konuşuldu. Bu konu ve bölge halklarının duruşuna ilişkin ne söylemek istersiniz?

Türk devletinin bu geçiş döneminde saldırıları var, devam da ediyor. ABD’nin bölgeye dönük siyasetinin net olmadığı aşikâr. Eğer Türkiye saldırı yaparsa ABD’nin buna karşı sert bir kararının olmayacağı ve Türkiye’nin de bu durumdan faydalanmaya çalışacağı yüksek ihtimaldir. Bununla birlikte Rusya da bu süreci iyi değerlendirip faydalanmak istiyor.

Şunu çok iyi bilmeliyiz ki, ABD de Rusya da kendi çıkarlarını esas alıyor. Bu temelde hesabımızı kendi gücümüz ve toplumumuza dayanarak yapmalıyız. Bu esas üzerinden kendimizi hazırlamalı ve tutum geliştirmeliyiz. Kobanê direnişinin, ABD’nin tavrını nasıl değiştirdiğini ve direnişe destek vermeye yönlendirdiğini hatırlayalım. Halk ve Özerk Yönetim olarak kendi gücümüze güvenmemiz, stratejik zafere vesile olacaktır. Bölgenin bütün bileşenleri kendi güçlerine destek vermelidir. Çünkü topraklarımızı ve onurumuzu koruyacak olan onlardır. Bunun dışında başka güçlerden medet ummak mümkün değildir ve kendisiyle beraber zafer getirmeyecektir.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .