Erdoğan bohçasını alıp bizim arkabahçe kapısına niye dayandı ? Yavuz Özcan

Read Time:3 Minute, 45 Second

Yavuz Özcan
Ahali bir şeyi durduk yerde duymaya başladı mı orada duracaksın. Dikildiğin yerde bir vakit “aslı var mı yoksa tevatür mü” deyip, düşüneceksin önce. Ben bunu kendimize dair “gazetecilik” hallerinden de çok iyibilirim. Ahalinin damarında mevcut umut genlerinin ilk farkına varan gazeteci milletidir.

Erdoğan’ın bunun farkına varıp, her sıkıştığında bohçasını alıp Kürtlerin kapısına dayanması ve uyduruk umutlarla herkesi bir beklentiye sokması alıştığımız halleridir.

Bir dönem Karadenizli Mehmet Ali Yılmaz Güneş gazatesini satın alıp gazeteci ahalisinin en iyi elemanlarını gazeteye transfer ettiğinde bende bu tayfanın içinde yerimi almıştım. Övünmek gibi olmasın ama,Türkiye’de ilk tabak tencere bizim gazete tarafında ahaliye dağıtıldı.Kupon karşılığı ıvır zıvır da ayrıca dağıtıyorduk. Misal, semt pazarında on liraya satılan naylon masa örtüsünün bizim promosyon kampanyalarındaki karşılığı “Muhteşem masa örtüsü” şeklindeydi.

Gazete kâğıdı inceliğindeki muhteşem masa örtüsünün ederi de 14 kupondu. Muhteşem sözcüğü bizim sayemizde ayağa düştü. “Beleş” sözcüğünün karşılığı oldu.
Bir de ahalinin en kıdemli kadınları konu komşuya rezil olduğu “Yedi kupona muhteşem çorba kepçesi” kampanyamız vardı. Bizim yurt haberleri servisindedeki Nimet ablanın yoğun gayretleri ile konu komşuyu bizim kepçe kuponlarını kesmeleri için kışkırtmıştı.

Herkes yedişer kupon biriktirmiş ve kepçeler dağılmışdı. Ertesi gün Nimet ablanın suratı bir karıştı. Niyesini sordum. Bizim kepçeyi ilk kez sıcak yemeğe daldırdıklarında, alet tencerenin içinde eriyip garip bir şekil almış.

Tencereye kepçe olarak sokuyorsun, kurşun döktürmüş gibi yamuk yumuk olmuş bir nesneyi geri çıkarıyorsun. Gerçi sofrada işe yaramıyor ama nazarı kesin çıkarıyor. Kepçenin muhteşemliğini de buradan anlıyorsun.

Lafı, her bir şeyler duyduğumuzda umutlanmaktaki ölçüsüzlüğümüzden alıp Erdoğan’ın her sıkıştığında bohçayı toplayıp Kürtlerin kapısına dayanmasına getireceğim.
Bu “dünya lideri” tevatürü daha yeni çıkmıştı ki sarayın methiyecileri, manicileri ahalinin manaviyatına iyi gelen, Suriye asker yığma, kalkıp taa Libyalara kadar gitme, yanıbaşlarındaki Kürtlerin toprakların 5 de 2 sini zapt etmeyi ve iki devlet bir millet Azeri kardaşlara hava desteği vermesini övmeye başladılar. Onlar övdükçe Libya’da, Doğu Akdenizde ve İdlib’de işler ters yüz olmaya başlayınca bizim promasyonda verdiğimiz naylonda kepçe ile kurşun döküldüysede bir hal ve çare bulunmayınca bohça yeniden toplanıp kapıya dayandı. Bu kez ön kapı yerine bahçenin arka kapısına dayanmıştı Erdoğan’ın adamları.
Süreci yönetme marifeti peyderpey ortaya çıktı. Hem de öyle çıktı ki umreye hiç gitmemiş ama gitmiş gibi kabul edilen Osman beyle temas kurulup konuşulduktan sonra, 2S formülü ilede temaslar kurulup Devlet Bahçeliye gereken mesaj verilmek istendi.

Bahçeli’nin eski kulağı kesiklerden olduğu ise hesaplanmamış olmalı ki, meseleye vakıf olduğunda HDP’nin kapısına kilit vurula tez elden deyip kükreyince, Osman bey kameraların karşısına geçip günahıda sevabıda bana ait deyi verdi. Tane tane söyledi. kendisinde çok emin olarak söyledi, çokça rahattı da.
Derken gazeteci milleti Osman beyin bu açıklamasıyla Ankarada kimlerle “teşhis kiti” pazarlığı yapıldığını tez elden araştırdı.

HDP’nin kapısına dayanan gazeteci milleti eli boş döndü, HDP’de merak içinde olduğunu söyleyi verdi. Yeni bir umut vaad edenlerin aklı “ancak yedi adım giden tıkma akıl” gibi. Bir umut diye beklenti içinde olanlar bildiklerini okumaya; alıştıkları gibi yorum yapmaya başladılar. Hatta parklarda bahçelerde belediye banklarına tüneyip, büyük bir beklenti içinde olduklarını beyan etmeye devam ediyorlar.

Bir de Osman beyin durumuyla ve kişiliğine ve geçmişine kafayı takan istemezler var ki bu da insanlar konuşa konuşa anlaşır sözünün doğruluğuna şüphe ile dem vurup Bahçeliye cesaret veriyor.
Neymiş, süreci yöneten Oaman bey ve 2S’ye KDP kendisine el vermiş. Olsun verebilir.

Hükümet Osman bey için efendin Kırmızı, Sarı vede Gri bültenler neden çıkarmamış. Olabilir, suçlu değilki çıkarmamış. Neymiş, halk nezlinde bir karşılığı yokmuş. Bu kadar becerikli ve yetenekli biri olmasa koca hükümet gidip onunla konuşur mu ?

Yazar, çizer takımının kafa karışıklığı ve ahalideki ayarsızlığa rağmen, bu muhterem bence ölçülü bir övgüyü hak ediyor. Siz siz olun bu kafası karışıklar takımının çıkardığı laflara kulak asmayın. Hiç bir şey yapmamış olsa bile, televizyona çıkıp Erdoğan’a seçim propagandası yapması bile on numara beş yıldızlık hizmettir.

Peki bu filim geri sarılıp başa alınabilinir mi ?

Oldukça zor.Ama Osman beye el verilmese kendi kendisine çıkıp bu işlere kalkar mı? Tabiki hayır. Ankara’da Erdoğan’ın adamlarıyla görüşenler kendi başlarına bunu yapabilirler mi? Çok akıl karı değil. Tabi okur yazar takımı birde ortaya mezelik olacak bir partinin kurulacağından bahsedip duruyor. Bu saatten sonra Erdoğan’a hiç bir getirisi olmayacak bir iş bu. Tabi bu konuda konuşulan daha çok şey var, ama kısa kesmek belkide hayırlara vesile olur…

Bilirim merak buyurup ya kim bu Ankaradakiler hükümet eşrafıyla görüşmüş. Osman beye kim el vermiş, bu ne pehriz bu ne salata diyorsunuz. Haklısınız tabi. Ama her şeyide benden beklemeyin biraz da siz kafa yorun….Hepinizi çok seviyorum…

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .