SÖMÜRGECİLERE PEŞKEŞ ÇEKMEK Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

Read Time:4 Minute, 31 Second

Hasan H. Yıldırım & Hüsein Erkan
Barzaniler veya onların koruma gücü olan Irak-PDK, Kürdistan milli hareketi içinde en gerici, en kirli halkadır. Kendileri dışında başka bir Kürd hareketine tahamülleri yoktur. “Eğer ben yoksam hiçbir Kürd hareketi olmasın“ politikasına sahiptir. Bu nedenle kendi dışında gelişen herhangi bir Kürd hareketi bir başarı kazandığında onu yok etmek için sömürgecilerin sopasına sarılmayı, o sopayla o Kürd hareketini tasfiye etmeyi temel politika edinmiştir.

Bunun en son örneğini HPG/YPG/YBŞ güçleri Şengal’den çıkarmak için Türk devletinin istemi üzerine Irak merkezi hükümeti ile bir anlaşma yaparak Şengal’ı Irak’a teslim anlaşmasını yaptılar. Şartı da PKK ve endeksli güçlerin oradan çıkması oldu.

Hewler ve Bağdat hükümetleri arasında varılan anlaşma sonucu Şengal, Irak’a bırakıldı. Bunun üzerine Irak, Şengal’e 2500 Federal Polis ve 10 bin asker gönderdi. 10 bin Irak askeri Suriye ve Irak sınırları üzerindeki 80 km’lik hatta yerleştirmesi planlandı. Bu, Kürdistan’ın güneyi ve güneybatısının ilişkisini kesme amaçlıdır. Bu da Kürd milli hareketine büyük bir darbedir. Şengal’de diğer güçlerin bayrak ve flamaları indirildi. Sadece Irak bayrağı asıldı. Irak’a bağlı yeni bir yönetim oluşturulmaya çalışılıyor. Böylelikle Barzaniler/Irak-PDK’nin desteğiyle Irak, Şengal’e kayyum atamış oldu. Siyasal literatörde bunun ismi sömürgeciye peşkeş çekmek oluyor.

Bu gelişmelerle birlikte Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) şimdilik eski konumunu koruyor. Aldığımız bilgiye göre Irak-PDK basının iddia ettiği gibi YBŞ Şengal’den çekilmiş değildir. Çekilen Şengal’li olmayan PKK kadrolarıdır. Onlarda gereksiz bir çatışmaya meydan vermemek için şehir dışına çekilmiş durumdadır. Bu aslında verilen bir taviz olsada bu koşulda başka yapılacak bir şey yoktur. Bilindiği üzere Şengal birkaç sene içinde iki defa yerle bir edildi. Birinde İŞID terör örgütü saldırıldığında, ikincisinde ABD-Koalisyon güçlerin havadan, HPG ve YPG‘ye bağlı güçlerin karadan İŞID terör örgütünü Şengal’den çıkarması esnasında oldu. Bugün HPG/YPG/YBŞ’nin direnmesi halinde Şengal’in üçünde defa yerle bir edilmesine yol açar. Şengal’li olmayan PKK’lilerin çekilme kararını almasıyla bu şimdilik önlendi. Fakat Ezidi halkı Şengal’dedir. Ezici çoğunluğuda PKK ve endeksli güçleri deteklemektedir. Bu destek sürdüğü müddetçede ne Hewler, ne Bağdat Şendal’de hakimiyet kurabilir.

Şengal halkı, İŞID terör örgütü saldırdığında kimin kendilerine yardımcı olduğunu, soykırımın dahada derinleşmesini kimin engelediğini biliyor. İŞID terör örgütü Şengal’e saldırdığunda hem Irak ordusu, hem peşmerge arkasına bakmadan kaçmıştı. Bir soykırım gerçekleşti. Binlerce Kürd kadınına el konuldu. Seks pazarlarında satıldı. Buna yol verende Barzaniler/Irak-PDK’dir. Bilindiği üzerine peşmergeye çekilin emrini veren Mesrur Barzani’dir. Onun yargılanması gerekirken ödüllendirildi. Şimdi bu yaralı halkı bir kez daha Irak’a teslim ediyorlar. Hemde Mesrur Barzani’nin Başbakan olduğu bir süreçte. Barzaniler/ Irak-PDK bu trajediye yol açarken bir avuç HPG ve YPG gerillası Şengal halkını ölümüne savunmuştu. Şengal halkıda bundan dolayı desteğini PKK ve endekli güçlere verdi. Bu destek bugünde sürmektedir. Bunu dünya alem biliyor.

Fakat bu, en çok Türklerin hazmedemediği bir durumdur. Türk devleti PKK’yi genelde olduğu gibi Şengal’de de tasfiye etmek için yoğun bir çaba içinde oldu. Bir taraftan Barzaniler/Irak-PDK’den aldığı destekle güneydeki PKK mevzileri güç aşırı bombalanırken, yanı sıra yine onlardan aldığı destekle Türk devletinin paralı lejyoner gücü ENSK’yi PYD/YPG’nin can ve kan karşılığı elde ettiği kazanımları süreç içinde tasfiye etmek için ortak etme çabası verildi. Gerekçe PKK’yi Kürdistan’ın güneyinden (Rojava) çıkarmak, mümkünse tasfiye etmek, bu mümkün değilse kontrol edilebilir bir alana sıkıştırmaktır.

Türk devleti bu politikayı pratiğe sokarken ABD Başkanı Donald Trump ve ekibininde desteğini aldı. Artı bu planın rizokusuz uygulanabilinmesi için Barzanilerin/Irak-PKD’nin desteğini her yönüyle arkasına aldı. istihbarat dahil aldığı bu destekle Türk devleti PKK‘ye epey darbe vurdu. Bu süreç Biden ABD Başkanlık koltuğuna oturuncaya kadar devam edeceğine benziyor. Fakat Biden o koltuğa oturunca ABD’nin tavrı değişeceği kesindir. Emareler bunu gösteriyor. O günden sonrada Türkiye ve Barzaniler/Irak-PDK istediği gibi at oynayamayacaklardır.

Dikkat ederseniz Barzaniler/Irak-PDK’nin yöneticilerin kullandığı tüm argümanlar ve pratiği Türk devletinin argümanları ve pratiğine uygun olduğu görülüyor.

Barzaniler/Irak-PDK işini gücünü bırakmış Kürd örgütleriyle uğraşıyor. Onlar güçlenmesin de sömürgeciler güçlensin politikasını sürdürüyor. Başta Kerkük olmak üzere Kürdistan toprakları olan “tartışmalı bölgeler“ Irak işgal etmiş umurlarından değildir. Çünkü buralar Kürdistan’a katılırsa YNK birinci güç olacağını çok iyi biliyor. Bu nedenle buraların Irak’ın denetiminde olması onları pek rahatsız etmiyor hatta rahatlatıyor. Etseydi Mesud Barzani hem bölge Başkanı ve hem peşmerge genel komutanıydı direnirdi. Ama tek bir kursun atmadan teslim oldu. Günah keçisini de YNK’yi ilan etti. Yani Şengal PKK ve endeksli güçlerin denetiminde olmaktansa Irak’ın denetiminde olsun mantıığına sahiptirler. Pratiktede attıkları adım bu oluyor. Irakla yapılan anlaşma bunun somut örneğidir.

Neler oluyor? Bu gelişmeler neyin nesi? Bu gelişmelerin siyasi anlamı ne?

Her sağduyulu yurtsever Kürd insanı bunu değerlendirmelidir. Barzanilerin/Irak-PDK’nin bu tavrını değerlendirmelidir. Yurtsever bir Kürd siyasal gücün yapacağı iş midir diye düşünmelidir. Eğer Barzaniler/Irak-PDK kapısında şerte seren birey ve çevre değilse çıkaracağı sonuç şu olacaktır. Bu yapılanların siyasi anlamda tek bir ismi vardır. O da ülke ve milleti satmadır.

Zaten Mustafa Barzaniden bu yana Barzanilerin mücadele tarihi incelenirse oynadıkları rol kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bu rol esasta kendileri dışında Kürdistan’ın her dört parçasında gelişen bir Kürd hareketi oldu mu ona karşı mücadele etmektir. Onlara göre esas düşman sömürgeciler değil, Kürd siyasal hareketleridir. Bir nevi Barzaniler/Irak-PDK bu rolleriyle sömürgecilerin tetikçileri oluyorlar. Ki, pratikte bunun gereğinide yapmışlar ve yapmaya devam ediyorlar. Durum bu mudur, evet ne eksik, ne fazla. Durum budur.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .

%d blogcu bunu beğendi: