Hasan Cemal, ‘Vatan haini’ ilan edilen Yıldız Tilbe’ye seslendi

Gelen tepkiler üzerine geri adım atmayan Yıldız Tilbe, ‘Seviyorum Seyit Rıza’yı ve Şeyh Said’i. Size mi soracağım’ demişti.

T24 yazarı Hasan Cemal, Seyit Rıza’nın idam edilişinin yıldönümü nedeniyle sosyal medya hesabından Seyit Rıza ve Şeyh Said fotoğraflarını paylaşmasının ardından Yıldız Tilbe’ye tepki gösterilmesini eleştirdi. Bugünkü yazısında Tilbe’ye seslenen Cemal, “Dersim acısını hissedenler için… Dersim yalanlarına isyan edenler için… Bu yazım Yıldız Tilbe’ye… Dersim acısını içinde hissedenler için yazıyorum bu yazıyı… Yıldız Tilbe’yi vatan haini ilan etmişler. Neden?” dedi. 

Tilbe’ye canını fazla sıkmaması konusunda öneride bulunan Cemal’in T24’te, “Vatan haini” Yıldız Tilbe’ye mektup; canını fazla sıkma! başlığıyla yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:  
Dersim acısını hissedenler için… Dersim yalanlarına isyan edenler için…
Bu yazım Yıldız Tilbe’ye…
Dersim acısını içinde hissedenler için
yazıyorum bu yazıyı…
Yıldız Tilbe’yi vatan haini ilan etmişler.
Neden?
80 küsur yaşındayken yalancı şahit eliyle
yaşı küçültülüp 15 Kasım 1937’de
Dersim’de idam edilen Seyid Rıza’yı
sevdiği için vatan haini demişler
Yıldız Tilbe’ye…
İdam sehpasına yürürken cellatlarına:  
Ben sizin yalan ve hilelerinizle
baş edemedim, bu bana dert oldu
ama ben de sizin önünüzde
eğilmiyorum, bu da size dert olsun!
diye bağıracak kadar dik durmuş
Seyid Rıza’ya, 83 yıl sonra daha hâlâ
mezar yeri bilinmeyen, 83 yıl sonra
daha hâlâ mahkeme tutanakları gizli tutulan
Seyid Rıza’ya sevgisini saklamayan
Yıldız Tilbe’yi vatan haini ilan etmişlerdir.

Ama o da geri basmamış, yürekli
davranmış, tweet üstüne tweet atmış:  
Seviyorum Seyid Rıza’yı ve Şeyh Said’i ve birçok evliyayı…
Size mi soracağım kimi seveceğimi…
Siz de kimi istiyorsanız onu sevin.
Siz sevmeyebilirsiniz
benim sevdiklerimi,
öyle bi talebim yok.
Kimi seveceğim
ve kimi sevmeyeceğim
kalbimden gelen bir şey…
Düşüncelerimden dolayı asın beni de ya da hislerimden, inançlarımdan da asabilirsiniz.

Aradan 70 küsur yıl geçmiş olmasına rağmen tarihimizin bu rezil sayfasının bugün bile hâlâ gizli tutulmaya, unutturulmaya çalışılması ve devlet arşivlerinin yasak olmamasına rağmen hâlâ açılmamış olması, yalnız acı değil, aynı zamanda acıklıdır.

Evet, Yıldız Tilbe; Canını fazla sıkma. Şunu da yaz bir kenara:
Tarihimizdeki acılarla, kırımlarla, soykırımlarla yüzleşemediğimiz sürece, “resmi tarih”in bizi yalanda yaşatmak isteyen sayfalarından hesap soramadığımız sürece, bu güzel memlekete barış, huzur ve demokrasi gelemez.

Ne yazık ki öyle.