Genel Kürdistan Manşet Tüm Haberler Türkiye Yazarlar
PLAN AÇIK ve NET Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

Hasan H. Yıldırım & Hüsein Erkan
Uzun süreden beri Türk devleti, Kürd milletini topyekün yok etmek için bir plan üzerinde çalıştı. Bunun için hem iç, hem dış bağlantılarını oluşturdu. İçte toplumun tüm desteğini almayı sağladı. Önemli dış müttefikler de edindi. Ondan sonra da tüm güçleri ile Kürdlere saldırmaktadır.

Türk devletinin politikası açık ve nettir; Kürdlük iddiasında olan ve özelikle de sahada aktif olan Kürd potansiyelini tümüyle tasfiye etmek.

Bilindiği üzere, Kürdler tabi kılındığı statüye baş kaldırmıştır. Silahlı mücadele dahil her mücadele biçimine baş vurmaktadır. Başta Türkler olmak üzere tüm sömürgecilerimiz Kürd milletinin bu direncini kırmak ve tasfiye etmek için her yönteme baş vurmaktadır. Özelikle de Kürd milli potansiyelini bünyesinde toplamış PKK ve bağlı örgütlenmelere karşı yoğun ve aktif bir savaş yürütmektedir.

Bu konuda birçok devletin, özelikle sömürgecilerimizin, Trump ekibinin, İngiltere‘nin, Rusya’nın desteğini almış bulunmaktadır. Kimi devletler de çıkarları gereği sessiz kalmayı tercih etmekte, Türkiye ile yüzgöz olmak istememektedirler. Bu nedenle Türkler rahatça hareket etmektedirler.

Bu arada Türkiye, Kürdler içinde de destek almış bulunuyor. Irak-PDK ve onun dümen suyunda kulaç atan ne kadar kartoni Kürd çevreleri varsa, onların da desteğini almış durumdadır.

Bu destekleri arkasına alan Türkiye, aktif olan Kürd milli potansiyelini tasfiye etmek için her yola baş vuruyor. Gün aşırı Kürd mevzilerini bombalıyor.

Eğer bunu başarırsa, Kürdistan sorunundan uzun bir süre kurtulmuş olacaktır. Çünkü ortada bir Kürd potansiyeli olmayınca, başta ABD olmak üzere, kimi batılı devletlerin çözmek istedikleri Kürdistan sorunu böylece çözümsüz kalacaktır. Çünkü, bu sorun Kürd güçleri olmadan bu güçlerin kendi başlarına çözmeyi başarcakları bir iş değildir.

Bu arada, Türkler şu oyunu oynayacaklardır; Denetim altına aldıkları Irak-PDK ve güdümündeki güçlere belli bir statü vererek, dünyaya, “bakın işte Kürdlerin temsilcileri bunlar“ diyecektir. Bu, Türkler için geçici bir çözüm olacaktır. Bir müddet sonra da onları tasfiye etmeye çalışacaklardır. Türklerin süreçteki planının özeti budur.

Trump ekibi ve İngiltere’den de bu konuda destek almışlardır. Trump gitti gidecek ama bu plan, Biden ABD Başkanlık koltuğuna oturuncaya kadar sürece damgasını vurmaya devam edecektir. Ki, Biden koltuğu otursa da ne yapacağı da belli değildir. Gücü neye yetecek o da belli değildir. Çünkü, Trump giderayak birçok adamını kilit noktalara yerleştirmiştir. Bunlar, Biden’e karşı direneceklerdir. Bunların tasfiyesi mümkün olur mu, mümkünse ne zamana kadar bu başarılır, bu da belli değildir. Bu süreçte Türkiye, Kürdlere karşı ne kadar zarar veririm konusunda elinden ne geliyorsa yapacaktır. Bugün yaptığı gibi.

Peki bu, Türkiye’nin yanına kar kalır mı?

Bu da Biden’in koltuğa oturmasıyla ABD devlet aklının izleyeceği politikaya bağlıdır. Biden’in seçim öncesi ve seçim sürecinde dile getirdiği düşünceler baz alınırsa Türkiye büyük bir kaos ile karşı karşıya gelecektir.

Buna da zaman meselesidir. O zamana kadar Türkiye ve destek güçleri boş durmayacaklardır. Bu süreçte Kürdlere darbe vurmaya çalışacaklardır.

Bunlar düşman, minneti yoktur dedik geçtik. Peki bu planı destekleyen Irak-PDK ve onun dümen suyunda yüzenlere ne demeli?

Bu tarihsel süreçte uluslararası alanda Kürdler lehine gelişen bunca sempati ve desteğe rağmen, Irak-PDK ve kapıkullarının Türk devletinin Kürdleri bitirme planının önemli ayaklarından biri olmaları, üstlendikleri rol gereğidir. Bu rol ile Kürd milli hareketine büyük darbeler vurmuşlardır. İcraatlarıyla Kürd milli hareketi içindeki en kirli halka olduğunu ortaya koymuşlardır.

Oynadıkları bu rol yeni de değildir. Daha evvel sömürgeci güçler lehine doğu, kuzey ve güney Kürdlerine karşı oynadılar. Kürd milli politikası ve birliğini engellediler. Güneyi Dergele sınır kapısıyla ikiye böldüler. Kürdleri kutuplaştırıp düşman hale getirdiler. Bağımsızlık referandumu ile güneyin %50’sini Irak’a kaptırdılar. Bugün de Rojava ve kuzey Kürdlerine karşı aynı rolü oynuyorlar.

Bu neye mal olur?

Bugün Kürdlerin ayağına önemli bir fırsat gelmiştir. İç ve dış koşullar çok uygundur. Yüzyılda bir doğan böylesi tarihi bir fırsatı tıpkı sömürgeciler gibi engelleme çabası veren Barzaniler, büyük bir açmazın içindedir. Tarih bunu afetmez.

Bu süreçte Irak-PDK ve onun kapıkulları olan kartoni güçler, Türkiye’yi gizli ve açık olarak destekliyorlar.

Bu tutumun yurtseverlikle bir alakası yoktur. Bu; vatanı, milleti ve halkı satmak demektir. Yapılan budur. Kürd yurtseverleri bunu görmeli, elinden ne geliyorsa onu yapmalıdır.

15 Kasım 2020

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .

Dünya

Genel

%%footer%%