Yakup Aslan Yazıdı: OSMANLI DÖNEMİNDE VAN-HAKKARİ EĞİTİM POLİTİKASI

Read Time:10 Minute, 23 Second


img_1698
Yakup Aslan

Avrupa’da aydınlanma sürecinin başlamasıyla birlikte, devlet-i ali de denetimindeki bir eğitimin ülkenin geleceği için faydalı olabileceğini düşünmüş. Daha önce klasik yöntemlerle eğitim yapan medreselerin alanı olabildiğince daraltılmış olması karşısında yeni bir eğitim sistemine ihtiyaç duyulmuştur. Osmanlı 19. yüzyılda eğitimdeki gelişmelerin ilk basamağını 1 Eylül 1869 tarihinde uygulamaya giren Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile başlattı. Nizamnameyle mevcut eğitim ilk, orta ve yüksek olarak tasnif edilmiştir. İptidai mektepler Hakkari genelinde olmakla beraber eski klasik usulle eğitim yapmaktaydılar. Rüşdiyeler, Çölemerik, Başkale ve Yüksekova’da kuruluyordu. Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı ile Osmanlı’daki gayrimüslim tebaa eğitim ve öğretimde özerk statüler kesp ettiler. Hakkari nüfusu itibariyle çoğunlukla Ermenileri, Nasturileri ve Yahudileri içerisinde barındırmaktaydı. 20. yüzyılın başlangıcı olan yıllarda özellikle Amerikalı misyonerler Yahudi, Ermeni ve Nasturi okullarının sayısını artırmak için yoğun çaba sarf etmeleri rahatsızlıkları da beraberinde getiriyordu.

2533394592_4afdcded39_b

Osmanlı, kendinden önceki devletlerinin tecrübelerinden de faydalanarak eğitim alanında, özellikle Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde sistematik bir yapının oluşmasını sağlamıştır. Seviyeli bir eğitim bir yana çoğu yerde medreseler de olmadığı için bu ihtiyaç cami ve kiliseler tarafından karşılanıyordu. Devlet, eğitim faaliyetlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için bu işi 1857 yılında teşkilatlı hale getirdi ve eğitimi bir devlet meselesi olarak mütalaa eder oldular.

İptidai mekteplerin temelini sıbyan mektepleri oluşturmaktadır. Sıbyan mektepleri padişahlar tarafından yaptırıldığı gibi valide sultanlar ve hayırsever kişiler ile mahalle halkı tarafından da kurulabilmekteydi. Bu mektepler, çocuklara Kur’an okutmak, namaz kılma usullerini, namazda okunacak ayetleri ve duaları öğretmek ve biraz da yazı yazdırmak amacını ifa ediyordu. Sıbyan mektepleri, 1862’de iptidai mekteplere dönüştürülerek yeni usulde eğitim ve öğretime başladı ve bu ıslahat 1871’de genişleyerek devam etti. 1872 tarihli Erzurum Vilayeti Salnamesine göre Hakkari’deki Müslim ve gayrimüslim olmak üzere 11 sıbyan mektebi ile eğitim yapılmaktaydı. Hakkari’de klasik 54 okul vardı, Abdulhamid zamanında yeni okul yapılmamış.  585 erek öğrenci eğitim görüyor, kız öğrenci bulunmuyordu.

Van’da eski 66, yeni 5 olmak üzere toplam 71 okul vardı. 1.218 erkek öğrenci 151 kız öğrenci toplam 1.369 öğrenci eğitim görüyordu. Bu dönemde Abdulhamid zamanında yapılan okul sayısı 16’dır.

Salnamede iki şehirde okulların olduğu yerler şu şekilde kaydedilmiştir. Van Havesor, Cafer Bey Köyü, Edremit köyü, Bahçelerde Boya oğlu camii, Hatuniye mah. Kasabada Katırcı mah, Bahçelerde Hacı Mehmet Efendi, Bahçelerde Şabaniye mah. Bahçelerde Halil Ağa mah. Kasabada Hüsrev paşa camii, Westan kasabası, Orman Köyü, Bargiri kasabası, Sanhanesi Köyü, Eğnesi kasabası, Hakkari Elbak Tuvani köyü, Elbak Kara Balyan köyü, Elbak Başkale kasabası, Elbak Şikefti nahiyesinde birer iptidai mektebi bulunmaktadır. Van Hatuniye ve Erciş’te olmak üzere bu iptidai mekteplerden iki kız iptidai mektebi bulunmaktaydı. Van kazasında 13, Gevaş’ta 2, Bargiri’de 1, Mahmudi’de 1, Erciş’te 1, Hakkari’de 4 iptidai mektep Sultan II. Abdülhamit döneminde açıldı.

1317 yılı Maarif Salnamesinde Hakkari Elbak kazası Şikefti nahiyesi, Gevaş kazası Orman köyü, Van kazası Hatuniye Mahallesindeki 13 Mayıs 1899 tarihinde açılan iptidai mekteplerinin kaydına 1318, 1319 ve 1321 yılı Maarif Salnamelerinde rastlanmamaktadır. Yeterli sayıda öğrenci olmadığı için bu mektepler çoğunun kapatıldığını söyleyenler olmuşsa da, gerçek sebebi bilinmiyor. İptidai mekteplerin 3’ü kız, 12’si erkek iptidai mektebidir. Kız iptidai mektepleri, Van Erciş Eğnesi kasabası, Van merkez Hatuniye Mahallesi ve Bahçeler de Halil Ağa Mahallesinde bulunmaktadır. 12 erkek iptidai mektebin 3’ü Hakkari Elbak kazasında, 9’u Van’ın kaza, nahiye ve mahallelerindedir. 7 iptidai mektebin kız ya da erkek mektep olduğu hususunda kesin bilgi yoktur.

Rüştiyeler, sıbyan mekteplerinin programının takviyesi ile meydana gelen orta seviyedeki okullardır. Sultan Mahmut, çocukların Kur’an’ı ezberledikleri ve kimi zaman da okuma ve yazmayı öğrendikleri geleneksel ilk mekteplerden mezun olmuş 10-15 yaşlarındaki erkek çocuklar için rüştiyeleri 5 Şubat 1839 tarihinde açtı.

Rüştiyeler, ilk açıldığında 4 yıllık bir eğitim amaçlanmıştı. Fakat 21 Mart 1850’de Daru’l-Maarif’in açılmasıyla bu süre 6 yıla çıkarıldı, 1863’te 5, 1869’ta 4 ve son olarak 1892’de 3 yıla indirildi. 1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi 500 ev bulunan kasabalarda rüştiyelerin açılmasını şart koşuyordu. 1867’ye kadar rüştiyelere yalnızca Müslüman öğrenciler alınırken bu tarihten sonra gayrimüslim çocuklar da alınmaya başlamıştır. Ayrıca rüştiyeler, erkek, kız, karışık, askeri ve özel statülerde açılabiliyordu Hakkari vilayetinde rüştiye eğitimi 1883 senesine kadar yoktu, Hakkari’nin merkez kazası konumuna getirilen Başkale’de bu tarihe kadar bir adet rüştiye eğitim yapıyordu. 1871 senesinde 21 öğrenci, 1873-1874 senelerinde 50 öğrenci, 1875 senesinde 63 öğrencisinin eğitim gördüğü kaydedilmiştir. 1883 senesinde Gever ve Elbak kazalarında iki adet rüştiye bulunmaktaydı. Gever rüştiyesinde 35, Elbak rüştiyesinde 40 öğrenci eğitim görüyordu.

1894 senesinde Hakkari sancağının Çölemerik, Gever ve Elbak kazalarında rüştiye vardı. En fazla öğrenci Çölemerik rüştiyesinde bulunuyordu. Bu okullarda başarılı olabilen öğrenci sayısı ise çok azdı. Rüştiyelerde okuyan 85 öğrencinin 10’u diploma almaya hak kazanmıştı, Elbak rüştiyesindeki 9 öğrenci herhangi bir nedenle okuldan ayrılmış, 66 öğrenci ise sınavı geçemeyerek başarısız olmuştu. Bu okullarda ise toplam 5 memur ve öğretmen görev yapıyordu. 1897 senesinde Osmanlı Devleti’nin ilk istatistik yıllığında Van vilayeti ve sancakları ile kazalarında 10 rüştiye mektebi mevcuttu. Bu mekteplerde 25’i kız, 313 erkek olmak üzere 338 öğrenci eğitim görmekte. Van vilayetinde 1897 yılında bir adet askeri rüştiye bulunmaktaydı ve 139 öğrencisi, 10 öğretmeni, 4 memuru, 6 hademesi vardı.

Van vilayetinin 5 kazasında, Hakkari sancağının ise 3 kazasında rüştiye mektebi olduğunu görüyoruz. Rüştiyeler içinde sadece Elbak rüştiyesinde öğrenci sayısı devamlı artma göstermiştir. Van merkez ve Adilcevaz kazalarında öğrenci sayılarında her yıl bir önceki yıla göre azalma vardır.

Merkeze uzak olan bu rüştiyelerde öğrenci sayısı fazla olmasına rağmen görevlendirilen öğretmen sayısı merkezdeki öğretmen sayısından düşüktür. Rüştiyelerde Türkçe, Tuhfe ve Nuhbe, Sübha-i Sıbyan gibi dil, Birgivi Risalesi ve diğer ahlak kitapları, hat ve kitabet dersleri olarak programlandı. 1846 talimatnamesine göre, Kur’an-ı Kerim, Akaid, Arapça, Hesap ve yazı öğretilmekteydi. 1848’de bu programa Farsça, Coğrafya ve Hendese ilave edildi.

Medreseler Osmanlı klasik döneminde ilköğretim kurumunu ifade eden sıbyan mektebinin üstünde, orta ve yüksek eğitim veren kurumlara medrese denilmiştir.

Batıda okuyan aydınların zorlamasıyla gerçekleştirilen I. Meşrutiyet döneminde medreseler ıslah edilmeye çalışılmış fakat I. Dünya Savaşı sürecinde başarılı olunamamıştır. Medreselerin büyük bir çoğunluğu kişisel yardım ve bağışlarla kurulurken bulundukları yerin ya da kurucusunun adıyla anılırlardı.

Van vilayetinde yedi, Hakkari sancağında ise Elbak ve Çölemerik’te birer tane olmak üzere iki medrese bulunmaktaydı. Elbak’taki Piran medresesi Hakkari beylerinden Hüsrev Bey, Çölemerik’teki Meydan medresesi de Hakkari beylerinden İzzeddin Şir Bey tarafından kurulmuştu. Medreselerdeki öğrenci miktarlarında herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.

Gayrimüslimler, Tanzimat Fermanı’nın kendilerine tanıdığı imtiyaz ile mekteplerini geliştirme ve sayılarını gittikçe artırma imkanına sahip olmuşlardır. 1856 Islahat Fermanı’nın ilanı ile gayrimüslimlere eğitim-öğretim konusunda birçok haklar tanınmıştır. Islahat Fermanı’nın getirmiş olduğu “din serbestliği” ilkesi çerçevesinde Hıristiyan unsurlar eğitimde özerk hareket ediyorlardı. Ermenilerin çoğunlukta olduğu Başkale’de 1871 yılında iki Hıristiyan Okulu, on kilise, Çölemerik’te beş kilise, Gever’de on kilise vardı (1288 Erzurum Vilayet Salnamesi).

1897 yılında Van vilayeti sancak ve kazalarında 8’i rüştiye, 12’si iptidai olmak üzere 20 mektep vardı. Bu mekteplerde kız öğrenci sayısı erkek öğrenci sayısının yarı oranındaydı. 1897 yılındaki kız öğrenci sayısı İslam mekteplerinde bulunan kız öğrenci sayısından çok fazladır. Van vilayetinde 1897 yılında Müslümanlara ait 125 iptidai, 10 rüştiye olmak üzere 135 mektepte 176 kız olmak üzere 2.292 öğrenci eğitim görüyordu. Müslüman okullarında okul başına 17 öğrenci, gayrimüslim okullarında ise 138 öğrenci düşmektedir.

1900 tarihli Maarif Salnamesinde rüştiye ve idadi/orta tahsil olarak eğitim veren Erek Kilisesi, İki Kilise, Hamparsum, Sandukyan mektepleri diğer maarif salnamelerinde idadi eğitimi vermeyip sadece rüştiyesi eğitim vermektedir.

Hakkari sancağının Elbak kazasında ise Katoliklere ait bir iptidai mektebi vardır. Van vilayetinin merkezindeki Hamparsum idadi mektebi en erken tarihte açılan mekteptir.

Gayrimüslim okullardan sadece ikisinde kızlar eğitim görmektedir. Bu mekteplerden Posantiyan mektebi 1900 tarihinde 85 kız öğrenci ile rüştiye mektebi olarak eğitime başladıktan sonra diğer maarif salnamelerinde kız öğrenci sayısı 180’e ulaşmış ve iptidai ve rüştiye olarak eğitime devam etmiştir. Kızların eğitim gördüğü bir diğer mektep ise Sosanyan iptidai mektebi olup 1901 tarihi itibariyle 75 kız öğrenci ile eğitim verilmiştir.

Ermeni okulları Van’da çoğunluktadır. Nasturi okulları ise yedi tane olup çoğunlukla yaşadıkları Hakkari sancağındadır. Van ve Hakkari’deki okulların çoğunluğunu ise iptidai okullar oluşturmaktadır. Van’da 38 mektep Ermenilere aittir. Bu tarihte Van’daki resmi okul sayısı ise 32’dir. Musevilere ait olan tek bir okul ise Hakkari’dedir. Hakkari ve Van’da daha önceki yıllarda idadi derecede mektep yokken 1905-1908 yılları arasındaki dönemde birer idadi mektep bulunmaktadır. 1907 yılında Hakkari sancağının Gever kazasının merkezi Dize kasabasının çoğunluğu Nasturi idi. Burada bir adet rüştiye bulunmaktaydı ve bu okuldan Nasturiler faydalanıyordu. Hakkari sancağının dahilinde bulunan Şemdinan kazasında ise seksen çocuk mevcudu olan bir rüştiye bulunmaktaydı. Yabancı okulların kurulması ve yaygınlaşmasında misyonerlerin etkisi çoktur. 1856 tarihli Islahat Fermanı’nın getirdiği vicdan hürriyeti ile inanç değiştirme serbestliğinden de yararlanarak misyonerler çalışmalarına hız verdiler. 1878‘de Osmanlı Devleti’ne dikte ettirilen Berlin Antlaşması da misyonerlerin daha rahat hareket etmelerini sağladı. Misyoner okullarından mezun olan Ermeniler gerek bu okullarda gerekse kendi cemaat okullarında öğretmenlik yapmak suretiyle toplum üzerindeki etkinliklerini artırmışlardır. Yabancı okullar ne yönetim ne de program açısından Osmanlı maarif sistemiyle hiçbir bütünleşme kuramamışlardır. Yabancı okulların Osmanlı coğrafyası üzerindeki dağılımı dikkat çekicidir. 1887 yılında iki İngiliz öğretmen Nasturilerin kendilerine ait okulun inşasının yerinin belirlenmesi için Çölemerik’e gelmiş ve Maarif Nezareti Hakkari vilayetine durumu bildirerek gönderilen iki İngiliz öğretmene yardımcı olunmasını istemişti. Çölemerik ve Lewin nahiyesinde oturan aşiretler ile Tiyari Nasturileri arasındaki çatışmanın önüne geçilebilmesi için 17 Ocak 1901 tarihinde hazırlanan raporda işaret edildiğine göre, İngiliz misyoner Mr. Brown tarafından Nasturi ruhanisi Marşimon namına Hakkari’de 19 okul açıldığı belirtilmektedir. Bu okullardan 1’i merkez livada, 2’si Koçanis’de, 4’ü Gever’de, 3’ü Tuhub’da, 2’si Cilo nahiyesinde, 3’ü Tiyar-ı Süfela’da, 4’ü Dize nahiyesinde faaliyete geçti. Çeşitli dini ve etnik unsurları bünyesinde yaşatan Hakkari’de misyonerler okullarını açmak için seferber oldular. 1905 yılında Hakkari sancağı Çölemerik kazasında İngiliz Mr. Bravdon iptidai derecesinde beş okul, Amerikan vatandaşı Mr. Mc Dowell, biri rüştiye, diğer dördü iptidai derecesinde olmak üzere beş misyoner okulunu Nasturilerin yoğunlukta olduğu Çölemerik kazasında hükümetin izni olmadan açtılar.

Yabancı okullar Van vilayetinde eğitim veriyorlardı. 1900 tarihli Maarif Salnamesinde iki rüşdiye, bir idadi derecesinde olmak üzere üç okul bulunmaktadır. Bu okullar Van vilayetinde Amerikan Protestan Okulu olup okullar Ermenilere aittir. Yabancı okullarda kız öğrencilerin sayısının yüksek olduğu görülmektedir.

Maarif salnamelerinde Hakkari’de kütüphane ile ilgili bir kayıt bulunmamaktadır. Van vilayeti merkez kaza içindeki İskender Paşa Kütüphanesi 1900 tarihli Maarif Salnamesinde yer alıyor. Van’da 1300’lü yıllardan itibaren İskender Paşa, Abdurrahman Paşa ve Abbasilerden kalma dört kütüphanenin olduğu salname kayıtlarında yer alıyor.. Dört kütüphanede toplam 565 kitab bulunuyor. 1905 tarihli Maarif Salnamesinde Cami Kebir Mahallesindeki kütüphanede kitap miktarı 60 adet olduğu kaydedilmiştir. Matbaa Osmanlı’nın son döneminde Hakkari’de kütüphanenin varlığından bahsetmek mümkün olmadığına göre burada matbaanın bulunmamasında yadırganacak bir durum yoktur. Hakkari’de matbaanın varlığına dair bir kaydın yer almadığı Maarif Salnamelerinde sadece Van’da vilayet matbaası kaydı bulunmaktadır. Vilayet matbaası 1891 tarihinde kurulmuş taş-hurufat ve Türkçe baskı yapan bir matbaadır.

Bu okullarda göze çarpan en önemli özellik ise kız çocuklarının okula gitmemesiydi. Farklı dini topluluklara sahip olan Hakkari’de yabancıların eğitime daha çok önem verdiği görülmektedir. Nüfus yönünden zenginliği olan Hakkari misyonerlerin çalışma sahası olmuştur. Bu misyonerlerin çabalarıyla özellikle 19. yüzyılın başlarında yabancı okulların sayısı artış göstermiştir. Misyonerlerin devlet-i ali hayranı şeyhlerin kışkırtmalarıyla Ermeniler Kürtlerle olan birlikteliklerini kaybetmiş ve yaşadıkları yerlerde huzursuzluklar çıkarmışlardır.

Sıbyan mektepleri 1862’de iptidailere dönüştürülürken tamamen kapatılmadılar. Bir taraftan sıbyan mektepleri kendi içinde ıslahata tabi tutulurken diğer taraftan da iptidaiye programları geliştirildi. 1872 yılında Sıbyan mekteplerinin ülke genelinde olduğu gibi Hakkari’de de iptidai mekteplere dönüştürülmediğini görmekteyiz. Hakkari’de temel eğitim sıbyan mekteplerinde yapılmaya devam ediyordu. Hakkari kaza ve nahiyeleri içinde Müslim sıbyan mekteplerinden en fazla Şemdinan’da bulunmaktadır. Bunu üç mekteple Çölemerik kazası takip etmektedir. Bu tarihte Hakkari’nin kazası olan Gever ve Beytüşşebap’da sıbyan mektebinin olmadığını görüyoruz. Hıristiyan sıbyan mektebi iki tane olup sadece Elbak’ta eğitim öğretim yapmaktaydı. Elbak’ta 4.800 Hıristiyan, 2.100 Müslüman nüfusu vardı. Elbak kazası, Van ve Hakkari bölgesindeki diğer kaza ve nahiyelere göre en fazla Hıristiyan nüfusa sahip olan kazaydı.

Hakkari’deki 54 iptidai mektebin hepsi eski usulle eğitim yapmaktaydı. Van’da bulunan 71 iptidai mektebin 5’inde yeni usulle eğitim yapılıyordu. Bu yılda sıbyan mekteplerinin iptidai mekteplere dönüştürülmesinin özellikle Hakkari’de hiç yapılamadığı görülmektedir. 1894-1895 yılında Hakkari’deki 54 iptidai mektepte sadece erkek öğrenciler vardı. Van’da ise az sayıda kız çocuğu mektebe gidiyordu.

Olaya bakıldığı zaman eğitim politikaların çok da başarılı bir seyir izlemediği görülür. Genellikle pansuman tedbirlerle eğitim yapılmaya çalışılmıştır. 85 öğrenciden sadece 10 kişinin diploma alabilmesi eğitimin bir oyalamadan öteye gitmediğini gösteriyor.

img_2142img_2143img_2144img_2145img_2146img_2147img_2148img_2149img_2152img_2153-1img_2153img_2154img_2155img_2156img_2157img_2158

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .

%d blogcu bunu beğendi: