Nami Temeltaş Yazdı: Sevgi Kaldı mı?

 

Dünyanın değişik bölgelerindeki savaş, zulüm ve insanlık dışı uygulamalara baktığımda, insanı insan yapan gerçek anlamdaki sevginin kalmadığını söylemek için yeteri kadar sebep var!

Ülkede satılabilecek ne varsa satıldı, kalan birkaç parça devlet malı da yakında satılacak. Lojmanlar, konutlar, devlet idaresinin yapıldığı resmi kurum binaları ve araziler, 2 boğaz köprüsü ve başka ne kalmışsa irili ufaklı, çok yakında satılacaklar.

Kurum binaları da satıldıktan sonra, devlet bile kendi ülkesinde kiracı olacak! Resmi kurumların tamamı kira ödeyecek. Elbette kirayı devlet değil bizler ödeyeceğiz! Vergilerle! 

Sanırım en son saraylar satılır!

Suriye’de milyonlarca insan perişan! Yüz binlerce insan öldü. Bir o kadar insan da sakatlandı. 5 milyona yakını mülteci oldu. 

Kuzey Suriye ve Irak’ta yaşayan Kürtlere yapılan uygulamalar, Afrin’de yaşananlar, insanları isyan etmeye zorluyor ki son günlerde benzer haberler gelmeye başladı.

Katar’da insanlar savaş dışında açlıktan ölüyor. 

Venezüella’da ABD’nin uygulamalarıyla yükselen enflasyon nedeniyle insanlar çok hızlı biçimde yoksullaştı. 

Dünyanın birçok yerinde insanlık dramı yaşanıyor.

Ülkedeki sol kesim, Yunanistan’daki orman yangını sırasında ayağa kalktı. Dersim yanarken uykudaydı. Kuzey Suriye ve Irak’daki  Kürtlere yapılanları görmeyen “sol”, Venezüella için de ayakta. 

Atılan “kardeşlik” sloganlarının içi çoktan boşalmış. Kardeşliği kalleşlik haline getiren çift “L” harfinin suçlu olduğu, insanların bu konuda hiçbir kabahatinin olmadığı söyleniyor!

Sevgi…

İnsanı insan yapan duygusal faaliyet…

Nedir dendiğinde her insanın az çok fikrinin olduğu bu duygusal faaliyet bile metalaşmış! Gösteriş olmuş, makyaj olmuş. Aldatmak için kullanılan bir taktik olmuş. İnsanın, kendini pazarlaması için sertifika olmuş. Duygudan çıkmış, duygu dışında her şey olmuş.

Başını okşayıp taciz ve tecavüz edilmekte kullanılmış. Kadınları öldürmek için kullanılmış. Soygun ve talan için kullanılmış. Doğayı katletmek için kullanılmış. Ülkeyi yok etmek için kullanılmış.  Gerçekten, gerçekten sevmek için kullanılmamış.

Yunanistan’daki ormanlar,  Dersim’deki ormanlardan daha çok sevilmiş! 

Venezüella halkı, Afrin  halkından, Kızılderililer Kürtlerden, Filistinliler Katarlılardan daha çok sevilmiş!

Sevgi kimliklere bakar olmuş! Yüzlere, saçlara, dillere, dudaklara, bacaklara, ceplere bakmış, yüreklere bakmayı unutmuş!

Doğasever ağaçlar, çiçekler ve manzaralar arasında ayrımcılık yapmaya başlamış. Hayvanseverler ise hayvanlar arasında! 

Çam ile Selvi, Kanarya ile Bülbül, Koyun ile Keçi birbirine asla düşmen değilken, insan birini severken diğerinden nefret etmiş!

Çılgınlar gibi, deliler gibi, hayvanlar gibi seven insan, bir türlü insan gibi sevmeyi öğrenememiş!

Ölesiye sevmiş, öldüresiye sevmiş ama yaşatmak için sevememiş!

Kimi sevmişse, neyi sevmişse hep zarar vermiş. Sevmenin yeşertmek olduğunu, sevmenin korumak olduğunu, sevmenin büyütmek olduğunu, sevmenin yaşamın kendisi olduğunu anlayamamış.

Nefretin, kötülüğün, hainliğin, kalleşliğin kolaycılığına kaçıp, zor olan sevmek eyleminden uzaklaşmış. Sevmenin sorumluluğunu üstlenemeyecek kadar uzaklaşmış insanlığından! İnsan görünümünde, insansı yaratıklar haline gelmiş ve bunun farkına bile varmamış, varamamış!

Dünyaya bakıyorum, ülkeye bakıyorum, yaşadığım kente bakıyorum, gördüklerim ne yazık ki görmek istediklerim olmuyor!

Ülkenin yarısı diğer yarısından nefret ediyor. Bir kesim Suriyelilerden, bir kesim Kürtlerden, bir kesim Ermenilerden, bir kesim Alevilerden nefret ediyor! Herkesin nefret edebileceği bir gurup insan mevcut! 

Sevmeye devam eden, denemeye çalışan insan sayısı o kadar azalmış ki nesli tükenmesin diye koruma altına almak gerekebilir!

Bu satırları yazarken aldığım zehirlenme ihbarı, zehirlenerek ölen köpekleri tanıyor olmamın da etkisiyle üzüntümü daha da artırdı. Bir canlıyı zehirleyerek öldürecek kadar aşağılık yaratıkların da insan olması, insan sayılması, insan olarak itibar görmesi sadece mevcut öfkemi arttırıyor.

Daha bir hafta olmadı, silahla yaralanan köpeği gidip almam. yapılan tüm müdahalelere rağmen kaybetmiştik onu.

Sevginin yok oluşundan, sevgisizliğin “ayrık otu” misali hızla yeşermesinden söz ederken gelen ölüm haberleri, sevgisizlik şafağının beraberinde ölümü, yok oluşu da getirdiğini bağırarak söylüyordu!

Kötüsün insanoğlu. Adisin. Alçaksın. Aşağılıksın.

Sevgiyi üretecek her türlü donanıma sahipken kötülüğü kullanmayı seçtiğin için dünyanın en çirkin yaratığısın!

Senin gibi insan olmaktansa, iyinin, güzelin, doğrunun ve sevginin yanında olmaya devam edeceğim ve bunun için insan olmamak gerekiyorsa da insanlığımdan çıkarak!