Nami Temeltaş Yazdı:Ruh Sağlığımız

 

Çalışamaz hale ge(tiri)len  Mecliste yeni bir yasa tasarısı gündeme geldi. Bu yeni yasa tasarısı aynı zamanda son 20 yılda toplumun neler yaşadığının da bir özeti gibiydi.

Yasa içeriği oldukça acil olmalı ki MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, hazırladıkları yasa teklifinin TBMM’de bir an önce görüşülüp yasalaşmasını önerdi.

Yasa tasarısının gerekçesi tek başına topluma yapılan zulmü anlatır nitelikte!

Karmaşıklaşan ve gittikçe de zorlaşan yaşam şartları karşısında bireyler fiziksel ve maddi sorunların yanı sıra ruhsal olarak da zorlanıyor. Ruh sağlığı hizmetleri alanındaki hizmet alan ve hizmet verenlerin sorunları da buna paralel olarak artmaktadır. Ruh Sağlığı Yasası’na acilen ihtiyacımız var.”

Karmaşıklaşan ve gittikçe de zorlaşan yaşam şartları nasıl oluştu? Sorusunun cevabını vermesi gerekenlerin, içerikle değil de gelinen durumda yaşananlarla ilgilenmesi, toplumla alay etmekten başka bir şey değil.

Toplumu “psikolojik vaka” haline getirenlerle, yani hastalığı yaratan mikroplarla, bataklıkla mücadele etmek yerine, sadece sıtmayla mücadeleyi seçmeyi öneren yasa tasarısı için, tasarıyı öneren Akçay, gelinen vahameti de ortaya döküyor!

Akçay’ın yasa tasarısının çıkarılma nedeni olarak ortaya koyduğu tablo, yaşadığımız korkunç sıkıntıların yarattıklarından başka bir şey değildi!

Son 10 yılda yaklaşık 29 bin kişi intihar etti. Bu sayının yüzde 27’sini kadınlar, yüzde 73’ünü erkekler oluşturdu. 

2015 yılında; ölümle sonuçlanan intihar sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13 artarak 3 bin 211 kişiye yükseldi. İntihar edenlerin yüzde 34’ünü 15-29 yaş grubundaki bireyler oluşturuyor. İntihara eğilimi olan kişilerin ruh sağlığı hizmetlerine kolay ulaşabilmesi ve profesyonel yardım almasıyla, intihar olaylarının önlenebilmesi mümkün olabilir.”

Akçay, bu açıklamayı yaparken, nedenler üzerinde durmamayı uygun görüyor! Nedenlerin merkezinde durduklarındandır belki de! 

Devam eden açıklamadaki gerçeklik ürkütücü boyutta!

2014 yılında 8 milyon 179 bin kişinin antidepresankullandığı belirlendi. 

Verilere göre antidepresan  kullanan kadınların sayısı erkeklerin iki katına ulaşıyor. Türkiye’de  antidepresan kullanım oranı da son 5 yılda yüzde 56 arttı.  Antipsikotik  tüketimi son 5 yılda 7 milyon 201 bin kutudan, 12 milyon 158 bin kutuya çıktı.  Uyuşturucu madde kullanım yaşı 10’a kadar indiğine dikkat çeken MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 2017 yılının ilk altı ayında 26 bin 812 bağımlının İstanbul AMATEM’e başvurduğunu kaydetti. 

Toplumun her geçen gün ruh sağlığı bozuluyorsa, her geçen gün intiharlar, uyuşturucu ve antidepresan ilaç kullanımı artıyorsa, böyle olmasını sağlayan sorunlar neden araştırılmıyor, sayın yasa tasarısı önereni?

Toplum bu duruma nasıl geldi?

Hayali Ergenekon, Balyoz ve benzeri operasyonlarla mağdur edilenler, yargılama sırasında intihar veya hastalık nedeniyle ölenler, onların yakınlarının değişen psikolojik yapıları, o hayali operasyonların yapılmasını emredenler nedeniyle olabilir mi? 

17-25 Aralık operasyonlarıyla ortaya dökülen pislikleri öğrendikçe değişen insan kimyasının sorumluları, 17-25 Aralık operasyonlarıyla ortaya çıkan soygunlar ve soyguncular olma ihtimali var mıdır? 

Tarım sektöründe ayakta kalmaya çalışan çiftçiler ve tarın işçilerinin gittikçe yoksullaşması, işlerini kaybetmeleri ve hayatta kalma çabalarının sebebi, tohum ve tarım politikalarının değişmesi, tarımsal desteğin kaldırılması, artan yakıt ve gübre fiyatları ve tarımın yok edilmesine neden olanlar olma ihtimali ne kadardır?

Eğitimde 20 den fazla değişiklik yapılarak eğitim sistemini eğitimsiz bırakanlar, on binlerce öğrenciyi cezaevlerine tıkanlar, binlerce öğretim elemanı ve eğitim emekçisini gerekçesin işten atanlar ve “bize cahil nesil lazım” diyenleri sorumlu tutabilir miyiz?

Yüz binlerce KHK (Kanun Hükmünde Kararname) mağdurunun ruh sağlığı bozuk ise bunun sorunlusu kendileri midir?

Sadece “galoş giy” dediği için öldürülen ve bugüne kadar sorumluları yargılanmayan Dilek Doğan’ın yakınlarının ruh sağlığı konusunda bilginiz var mı?

Silopi’de, 19 Aralık 2015 tarihinde, keskin nişancı tarafından vurulan ve 7 gün boyunca kaldırımda kalan Taybet ananın (İnan), onu olduğu yerden alamayan, kurtlar, köpekler yemesin diye nöbette duran çocukları ve diğer yakınlarının, bozulan ruh sağlıklarının sorumluları konusunda ne düşünürsünüz Sayın Akçay?

Cemile Cağırga ismi size bir şey hatırlatır mı Sayın Akçay? Yanına buzdolabı kelimesini de eklesem! 

Miray bebek desem?

Sizin hiç babanız öldürüldü mü Sayın Akçay? Nazenin’in babası, hem de canlı yayında, gözler önünde öldürüldü! Sorumlu olarak bir tek kişi bile yok! Hem eşi Türkan hem kızı Nazenin avukat olacaklar babası gibi. Sizlerin sağlayamadığınız adalet yüzünden bozulan ruh sağlıklarını düzeltmek için “faili meçhul” bıraktığınız dosyalara bakacaklar! Dört ayaklı minare şahit olduğu cinayete ağladı. Birçok insanın ruh sağlığını etkileyen ve bozan Tahir Elçi’nin ölümü değil, öldürülmesi ve sorumlularının bulunmasında sorumsuz davrananlardır.

Binlerce konu sayabilirim. Binlerce konunun sebeplerini yaratanları da! Sorumlularını herkes biliyor!

Ruh sağlığımızı siz bozdunuz. Şimdi de bundan bile rantsağlama peşindesiniz! Ruhumuzdan para kazanmaya çalışıyor ve bu nedenle de daha çok bozulmasına neden oluyorsunuz.

Siz hiç utandınız mı?


https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/toplumun-ruh-sagligi-yasasina-ihtiyaci-var-3092226/