Nehirden su içmek bile yasak!

Read Time:2 Minute, 26 Second


36929669_2588627204496362_2416269294158479360_n.jpgFETHİ BALAMAN

Şemdinli’nin sınır köyü olan Navberoja (Yeşilova) köyünde son birkaç yılda 11 karakol yapıldı. Köyün içinden geçen ve sınır sayılan nehirden köylü ve hayvanların su içmelerine dahi izin verilmiyor.

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde bulunan sınır köylüleri “güvenlik” politikaları yüzünden kıpırdayamaz hale geldi. 4 bin nüfuslu Navberoja köyüne son birkaç yıl içinde 11 karakol yapıldı. Köyün içinden geçen ve sınır sayılan nehirden köylü ve hayvanların su içmelerine dahi izin verilmiyor. Nehre inenlere 2 bin TL’den başlayan para cezaları kesiliyor. Federe Kürdistan’da kalan akrabalarına çok yakın olmalarına rağmen 4 yıldır bayramlarda dahi görüşemediklerini belirten köylüler, baskı ve zulmün sona ermesi için çağrıda bulundu.

Bir köyde 11 karakol

Köylülerden Cabar Taş, çözüm sürecinde sadece köylerinde 11 karakolun inşa edilerek faaliyete geçtiğine dikkat çekerek, “Akrabalarımızın çoğu sınırın diğer tarafında kalmış durumda, bayramlarda dahi onları göremiyoruz. Kürtler arasında bir nehir ile konulan bu sınırdan hayvanlarımızın dahi su içmelerine izin verilmiyor. Hayvanların su içtiği tek nehre de yasak konulmuş durumda. Çözüm sürecinden önce 2 karakol vardı; ancak çözüm süreci karakol sürecine dönüştürülerek sadece bizim köyde 11 karakol yapılmış durumda. Köyden çıkamaz hale getirilmiş durumdayız” şeklinde konuştu.

Sınırda yaşayan köylüler olarak 40 yıldan fazladır savaşın içinde bulunduklarını belirten Taş, “Şimdiye kadar hangi hükümet gelmişse savaş politikaları üzerinden kendini var etmeye çalışmıştır. Her gelen gideni aratır duruma gelmiş. Tansu Çiller veya diğerlerinin bulunduğu dönemde de savaş vardı ancak bu kadar ağır değildi. Tüm sınır köyleri açlık ile terbiye edilmek isteniyor. Her gelen hükümet Derecik Sınır Kapısını açıyor iki memur bırakıyor daha sonra işlevsiz bir hale getiriliyor. Bu kapı uzun bir süredir kullanılamaz halde” dedi.

Para cezası kesildi

Bir diğer köylü Mehmet Taş da sınır köylerinde olmalarından kaynaklı yaşadıkları sıkıntıları sıraladı. Çevredeki karakollardan Biradost alanına atılan toplar nedeniyle köylerinin yaşanmaz hale geldiğini dile getiren Taş, zulmün derhal sona ermesi çağrısında bulundu. Kendi köylerinde arazilerine dahi çıkamaz hale geldiklerini kaydeden Taş, “Kendi bahçemize gittiğimizde askerlerin hedefi halline geliyoruz. Bu arazimiz de köyün içinde, düşünün yani köyünüzün içindeki arazinize gitmenize dahi izin verilmiyor. Zaten hayvancılığı bitirmişler. Kalan az sayıda hayvan ile geçinmeye çalışıyoruz. Arazinin içinde bulunan nehirde hayvanlarımıza su verirken bizi gözaltına alarak 2 bin TL para cezası kestiler. Şikayet için gittiğimiz kaymakamlık ve devletin diğer kurumları bize ‘hak etmişsiniz’ cevabı verdi. Artık yeter bu baskılar son bulsun, kendi köyümüzde kendi arazimizde tarım ve hayvancılık yapalım” ifadelerini kullandı.

Koruculuk dayatılıyor

Nurettin Taş adlı yurttaş da köylerinin doğası itibarıyla hayvancılık için bulunmaz bir güzelliğe sahip olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Köyümüz askeri bölge haline gelmiş durumda. Köyün içinde bile saldırıya uğruyoruz. Köyün tek su kaynağı olan dereye de el konulmuş. Kendi suyumuza ulaşmak istediğimizde 2 bin TL’den başlayan para cezaları kesiliyor. Hayvancılık tek geçim kaynağımız ancak buna da izin verilmiyor. Köyümüzü terk edip gidelim aşamasındayız.”

Bulundukları bölgeden koruculuğu seçmeyen neredeyse tek köy olduklarını dile getiren Taş, “Bizi açlık ile terbiye edip korucu olmamızı istiyorlar. Köle olmamızı istiyorlar; ancak açlıktan ölsek bile bu dayatmayı kabul etmeyeceğiz. Artık adalet buralara da uğrasın yeter” şeklinde konuştu.



 

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .

%d blogcu bunu beğendi: