Türkiye’nin Rojava Paranoyası/ Hüseyin TURHALLI Yazdı

Read Time:4 Minute, 32 Second

wp-1488110357067.jpg2011’lere doğru biraz geriye gidelim. Kuzey Afrika’da halk ayaklanmaları başlamış, diktatörlükler bir bir düşüyordu. Türkiye Başbakanı Erdoğan bir Arap ülkesinden diğerini uçuşlar yapıyordu. “BOB’un Ortadoğu’daki öncüsü biziz” diye nutuklar çekiyordu.

Milli Görüş-Osmanlıcılık çizgisini tanıyanlar bilir. Bu çizgiden beslenerek büyüyen ve iktidar olan AKP- Erdoğan 22 milyon km2 Osmanlı topraklarına tekrar hakim olmamanın hayallerini kuruyordu. Ancak küresel sistemin efendileri karşısında şansı yoktu. Suriye’de Esad’a karşı direniş başlayınca beraber havuzlarda yüzdüğü ve “kardeşim” dediği Beşar Esad’ı devirerek Müslüman Kardeşler aracılığıyla kendisine bağlı bir rejim oluşturmanın hayallerine kapıldı.

Müslüman Kardeşlerin silahlı örgütü olan Ahrar ul Şam o dönemde çok zayıftı. Lakin Erdoğan’ın acil işleri vardı. 2013 baharında El Qaide’nin Suriye kolu olan El Nusra’yı Serê Kani’den YPG’ye saldırttı. YPG büyük bir hamle ile saldırıya geçerek El Nusra Serêkani, Tıl Koçer, Til Xelef’ten temizledi. Grê Spî’ye kadar kovaladı. Çaresiz kalan El Nusra Rojava ve Kuzey Suriye’de bulunan alanları IŞID’a teslim etti.

Musul ve Tabka’yı işgal eden IŞID ele geçirdiği modern silahlarla Kobani’ye saldırdı. IŞID saldırıları sonucu gerileyen YPG’nin yenileceğini umut eden Erdoğan “Kobani düştü, düşücek” derken Mesud Berzani ağır silahlarla donatılmış 150 kişilik Pêşmerge birliğini Kobani’ye gönderdi. Koalisyon güçlerinin de yardımıyla IŞID 9 bin profesyonel savaşçısının leşini geride bırakıp Kobani’den çekilmek zorunda kaldı.

YPG’nin Kobani’de efsanevi direnişi modern dünyanın sempatisini kazandı. Başta Fransa, Almanya ve ABD olmak üzere dünyanın süper güçleri saraylarında YPG/YPJ temsilcilerini resmi törenle karşıladılar.

Kürdlerin, Kürd partilerinin ve özellikle KDP ve PKK’nin bu süreçten çıkarmaları gereken en önemli sonuç “Birlik olmaları halinde Kobani özelinde Kürdistan’ın işgalden kurtulacağı, dünyanın süper güçleri tarafından da saraylarında resmi törenle karşılanacakları”dır.

Kobani sonrasında Rojava ve Suriye’ye ilişkin planları alt üst olan Erdoğan “Güvenli Bölge” oluşturmayı ana hedefine koydu.

Erdoğan Putin’e uzun bir mektup yazdı. “Abi, biz yaptık, sen yapma. Lütfen beni bağışla. Elini ayağını öpüyorum. Uçağı ben düşürmedim. Feto düşürdü. Bak uçağı düşüren pilotu yaka paça içeri attım” dercesine özür diledi ve 9 milyar dolar tazminat ödeyip arayı düzeltmeye çalıştı.

Rus ayısı balı görünce gevşedi. “Tamam Jarablus’a girebilirsin” dedi.

IŞID ile anlaşarak Jarablus’u birkaç saat içinde işgal eden Türk ordusu El Bab’da IŞID duvarına çarptı. Üç ayda zar zor El Bab’a giren TSK daha ileriye gitmek isteyince Rus ayısı “Bal bitti” diyerek Afrin’e konuşlandı. YPG’de Minbic çevresini Suriye ordusuna devir edince “Fırat Kalkanı” duvara tosladı. “Kaderim buraya kadarmış” dedi ve Fırat kalkanı bitti.

Fırat Kalkanı bitmesine bitti de Erdoğan’ın koruları ve hevesleri bitmedi. Afrin’i ve çevresini işgal etmenin hayallerini kurmaya başladı. Basından izliyoruz.

“Yüzlerce top, tank, askeri personel ve kendisine bağlı çetelerle Afrin’i işgal etmenin uğraşı içinde.

Tam da bu sırada Tabka’nın güneyinden Deyrê Zor’a gitmeye çalışan Suriye ordusu ile YPG arasında top atışları biçiminde bir düello başladı. ABD önceleri uyardı. Suriye ordusu bu uyarıyı dinlemeyince El Masuruh’tan başlayıp Deyrê Zor’a giden yol hattına gelen Rejim güçlerini bombaladı ve Suriye uçağını düşürdü. Rusya buna karşı büyük bir tepki gösterdi. “Sonuçları ağır olacak” olacak türünden açıklamalar yaptı.

Bu olaylardan sonra Erdoğan’a gün doğdu. Rusya ve Esad ile anlaşarak Afrin’i işgal planlarını devreye koydu. Basına yansıyan haberlere göre Rus güçleri Afrin’den çekilmiş…. Suriye ordusuna bağlı bir general de “Türkiye’nin Afrin’i işgaline sessiz kalacağız” diyor.

Zurnanın zurt deliği de tam da burada.

Önceki gün anf’te yayınlanan bir haberde TEV-DEM “ulusal birlik için bir komitenin oluşturulduğunu ve bu komitenin PYD dışında kalan siyasi partilerle ulusal birlik için görüşeceğini söylüyordu. Yani yine Kobani’yi işgal sürecini geldik. Zaten başka çare yok. Kürdler ne zaman bunu anlayacak bilmiyorum……
Sürekli söylüyorum. Takrarlayayım. Rojava ve Kuzey Suriye konusunda reel gerçekleri söyleyen üç isim var.

Fehim Taştekin. Güncel bilgilerle beslendiği için doğruya en yakınını yazıyor. Amberin Zaman istihbarat örgütleri dahil bir çok alanla ilişkili olduğu için bir gazeteci olarak doğruya yazmaya çalışıyor. Hüseyin Turhallı yıllarca alanda çalıştığı, coğrafyayı ve demografik yapıyı tanıdığı ve günlük basını takip ettiği için yazıyor. Geriye kalanların hepsi yönlendirme için, kötü niyetle kara kalem çalıyor.

Şimdi asıl meseleye gelelim.

Türkiye Afrin’i işgal edebilir mi?

1- Türkler-Osmanlı- Ruslarla girdiği bütün savaşlarda kayıp etmiştir. Rusların onayı olmadan Türkiye işgale kalkışamaz.

Afrin’i işgal etmek için Rusların onayı var mı?

Esadın sesizliği, Rusların komplolocuğu……

Belki……

2- Türkiye NATO üyesi bir ülke. ABD’nin öncülük ettiği NATO izin vermeden Türkiye bir işgal hareketine girişemez.

ABD’li generallerin açıklamaları var. “Raqqa operasyonuna yönelik yoğunlaşma olayını sabote etmeye yönelik girişimleri olumlu karşılamayacağız” diyorlar.

Buna YPG’ye silah sevkiyatı da eklenince…

Yani, zor. Zordan da ötesi imkansız.

Olur ya. Türkiye’yi yöneten bir sapık var.

Ya saldırmakta ısrar ederse….

Afrin yüzyılı aşkın bir süredir savaş görmemiş. 4.50 bin civarında Arap göçmen buraya sığınmış. Yani demografik yapıksı değişmiş.

Yani durum kritik.

Afrin’i tanıyan biri olarak söylüyorum. Kürdistan davasına en çok savaşçı vermesine rağmen savaşı tanımayan bir alan. Savaşla tanışması olumlu değil, olumsuzluklar yaratır. Afrin’nin savaş alanına dönüşmemesi için diplomatik kanalların acilen devreye konulmasında yarar var.

1- Esad’a

-İzin verirsen ne pahasına olursa olsun bağımsızlığımızı ilan edeceği. Bunun fiili ve uluslar arası hukuk koşulları vardır. Uluslararası hukuktan kaynaklanan bu hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğimizi bilmelisin.
2- Rusya’ya

İşgale izin verirsen NATO’yu davet edeceğim. Alandaki hakimiyetin sona erer. Esad rejiminin otoritesi sarsılır. İdlip’i kurtarma gündeme gelir. Latkiye’den denize ulaşırız” denilebilir.

3- ABD ve Koalisyon güçlerine

Ana hedef ve stratejinizin ne olduğunu biliyoruz. Su ve petrol kaynaklarını güvenceye almak istediğinizi biliyoruz. Yerel bir güç yani bizler olmadan bu imkansız. Bizim için Afrin bundan daha önemli. Kayıp etmek veya kazanmak sizin elinizde” denilebilir.

Kürdler bundan bağımsız olarak güçlerini birleştirmenin yollarını aramalı, Afrin’de bir yıkım ve savaşın önlenmesi için dostluk ilişkilerini, askeri güçlerini ve ileride kurulması muhtemel ekonomik ilişki koşullarını dost ve ortaklarıyla konuşabilmelidir.

Türkiye’nin Rojava Paranoyası böylece aşılabilir.

 

Hüseyin TURHALLİ-Teletex24 News24

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .

%d blogcu bunu beğendi: