KÜRDİSTAN’IN İŞGALİNE ve KÜRD KATLİAMINA ONAY! /Hasan H. YILDIRIM Yazdı

Read Time:4 Minute, 47 Second

fb_img_1488102028112


Türk ordusu, 25 Nisan 2017 tarihinde Şengal ve Kürdistan’ın Güney-Batısı’daki YBŞ/YJŞ ve YPG mevzilerini bombaladı.

Beklenen bir gelişmeydi.

Türkiye, bombalama öncesi ABD, Rusya ve Irak-KDP’yi daha evvel uyardığı doğrudur.
Reuters’a konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bu duruma açıklık getirildi.

Bu bilgi ABD yetkilileri tarafından da teyit edildi.

Daha evvel yazdığım makalelerde ABD-Rusya arasında gerilim artıkça Türkiye’ye gün doğacak, buradan kendine vazife çıkaracak, ABD bunu sineye çekecek demiştim.

Türkiye bombalama öncesi ABD’yi uyarsada rızası dışında bu operasyonu gerçekleştirdi. ABD Dışişleri Bakanlık ve Pentagon yetkililerinin açıklaması bu yöndedir.

Müdahale edilemez miydi?

Bu koşullarda edemezlerdi. Rusya kurt gibi pusuda. ABD, Türkiye’yi Rusya’ya kaptırmak istemiyor.

Türkiye sınırını zorluyor. ABD-Rusya arasındaki gerilimden yararlanıyor. ABD’nin bu dönem kendisini tam olarak karşısına almak istemediğini görüyor. Fakat buna rağmen ABD hem bombardıman öncesi haberdar edilirken, hem de bombalama sonrası ciddi olarak Türkiye’yi uyarmış. Türkiye daha ileri giderse bununda bir sınırı var diyeceği aldığım bir başka haber.

Olan biten bu.

Bundan bir anormalik yok.

Anormal olan bu vahim durum karşısında Irak-KDP ve Kuzeyli destekleyicilerinin aymaz tutumları.

YBŞ/YJŞ ve YPG’yi eleştirebilirsiniz. Ki bu zaten yapılıyor. Bu Kürdlerin iç sorunudur.

Sömürgeciyi buna müdahil etmeye kalkmak milli siyasetsizliğin sonucudur.

Ne demek Türk ordusunun Şengal’ı bombalaması PKK’nin orada bulunmasıymış. PKK olmasa bir başka Kürd olur. Türkler bunu sineye mi çeker? Kerkük’te Kürd bayrağın göndere çekilmesi ve bağımsızlık referandumu tartışıldığında takınılan tutum ortada.

Neymiş efendim “PKK/YPG Şengali terk etmeli“ymiş(!) “Terk etmese sonucu bu olur“muş(!)

Bunu diyen artık Irak-KDP mi olur, “Kürdistan Bölge Hükümeti mi,“ olur fark etmez, bu tür açıklamalar Türk ordusunun operasyonuna meşruiyet kazandırır.

Bunları demeden evvel hakim oldukları alanlarsa sayısını unutuğumuz Türk askeri karakolları söküp atmaları gerekmez miydi?

Olması gereken bu değil miydi?

Kürd yurtseverliğin gereğide bu değil midir?

Eğer bunlarda Kürd yurtseverliği kalmışsa tabi.

Fakat ne gezer.

Onlar, bunu petrol-dolar pazarında çoktan sattılar.

Gerekçesini bile oluşturdular.

“Türklerle kardeş, dost, stratejik müttefiğiz,“ deyip ortaklaştılar. Türklerin Şengal’ı bombalama sonrası bu politikanın gereğini yapıyorlar.

KDP Polit Bürosu: “Bizler Pêşmerge Karargah ve Mevzilerinin bombalanmasından dolayı derin endişe –kaygi içindeyiz. Yanlışlıkla bile olsa bu tür saldırıların asla kabul edilebilir yeri yoktur,“ diye bir açıklamada bulundular.

Bir açıklama da Permerge Bakanlığından ve Peşmerge Sorumlusu’ndan geldi. Onlar da bu yönlü bir açıklamada bulundular.

Dostlara şenlik bu tür açıklamalar ne anlama gelmektedir?

Kürd millet düşmanlarına –pardon onlar Kürd millet düşmanlarına “kardeş, dost, stratejik müttefik“ diyorlar- “Kürdistan’da bizim dışımızdaki güçleri bombalayabilirsiniz ama yanlışlıklada olsa bizim peşmergelerimizin öldürülmesini kabullenmeyiz,“ diye açıklamada bulundular. Oysa ortada bir yanlışlıkta yok. Günümüzde koordinatsız iş yapılmıyor. Koordinat verildiğindende milim şaşmıyor. Türkler oraları bombalarken hangi gücün nerede olduğunu çok iyi biliyordu. Bilerek Irak-KDP Peşmergelerinide vurdular. Irak-KDP’ye “Yanlış yapmayasın,“ denildi. Bu bir mesajdı.

Irak-KDP, Türklerin kendilerine verilen mesajı doğru okudu. Kürd milletinin ezeli düşmanı Türk devleti, Kürd güçlerine yönelik bombalamada bulunuyor buna tepki konulmuyor ama birkaç peşmergemesinin ölümüne olayı indirgiyor. Onlara bile doğru dürüst sahiplenmiyor. Şimdi bunlar mı bağımsızlık ilan edecek? Ülkesini, peşmergesini Türk ordusuna karşı sözde bile olsa savunmayan bir odak mı bağımsızlık ilan edecek? Güldürmeyin insanı.

Çokça övündükleri “ulusal damar,“ yerlerde sürünüyor.

Oysa sömürgeci Türk devletinin Kürdistan’a saldırılarına karşı çıkmak milli bir görevdir. Kürdistan’ın Kuzeyi’ndeki soykırıma varan icraatları bir yana uluslararası kuralları bir yana bırakıp Kürdistan’ın diğer parçalarına yönelik işgal hareketine karşı sessiz kalan Kürd siyasal güçlerin “milliliği“ kirlidir. Sadece yüzlerine çektikleri kirli bir makyajdır. Kürdistanlı siyasal güçlerin, aydınların ve şahsiyetlerin milletimize ve ülkemize karsi Kürd millet düşmanlarının geliştirdiği bu babarca saldırılara karşı tek sesle ile karşı durmak milli bir görev iken, Irak-KDP ve Kuzeyli savunucularının bu barbar saldırıları meşrulaştırıcı bir politika icra etmeleri düşündürücüdür.

Kürdistan’ın Güneyi’nde 1992 yılından bu yana fiili olarak iktidarda olan Hewler Hükümeti, Türk barbarların bu kabullenilemez operasyonlarına karşı bir protestoda bulunmayı bir yana meşruiyet kazandıran açıklamalarda bulunmaları Kürd milliliği ile uzaktan yakından bir alakası yoktur. Bunun “diplomasi“ ile de bir alakası yoktur. Bu, düpedüz ülkene karşı icra edilen yok edici barbarlığı onaylamak demektir.

Yurtsever tutum; Türk’ün bu barbarlığına karşı en üst bir seviyede karşı durmayı ve uluslararası güçleri uyarılmasını gerektirirdi. Bu yapılmadığı gibi Irak-KDP ve Kuzeyli taraftarları bu barbarlığa meşruiyet kazandıran bir tutum sergilediler. Utanç verici bir tutumdur.

Irak-KDP başka bir gücü Şengal’da istemeyebilir, tıpkı başkalarının onları Şengal’da istemediği gibi. Artık herkes tarafından şu kabul edilmelidir. Her Kürd örgütün Kürdistan’ın her karış toprağın da bulunma hakkı vardır. Şengal’da bu alanlardan biridir. Fakat Kürdistan’ın herhangi bir alanında bulunan bir Kürd siyasi gücünü sömürgeci bir gücün askeri ile islah etmeye yol açarsanız işte o zaman onun yedeğine düşersiniz. Bugün Irak-KDP’nin düşüldüğü durum budur.

Türklere “kardeş, dost, stratejik müttefik,“ diyen kim olursa olsun Kürdlere düşmanlık yapmak zorundadır. Irak-KDP’nin yaptığı gibi. Irak-KDP, Türklerle dost ama tüm Kürd örgütleriyle sorunludur. Bu nasıl “ulusal davar“mış ki bu pervansızlık yapılabiliniyor.

O günden sonra “kardeş, dost, stratejik müttefiğimiz“ dedikleri Türklere karşı koymak ne hadlerine.

Kardeşleri, dostları, stratejik müttefikleri Türkler, Kürdistan’ı işgal edebilir, askeri üs kurabilir, bombalayabilir, istediği kadar Kürd öldürebilir, Irak-KDP veya “Hewler Hükümeti,“ “haklısın“ demeye devam eder.

Ne demek bu?

Kürdistan’ın işgaline ve Kürd katledilmesine onay vermektir, bu.

Yeterki petro dolar pazarına zeval gelmesin.

“Ulusal damar,“ dedikleri bu rezalettir.

Irak-KDP’nin ve Kuzeyli destekleyicilerinin Türk politikasını onaylayan ve destekleyen bu tutumlarına karşın uluslararası güçler olmak üzere tüm Kürdistanlı siyasal güçler, Türk ordusunun sözkonu hava operasyonu karşısında milli bir tavır takındılar.

Başta Kürdistan Parlamento Başkanı Dr. Yusuf Mihemed Sadık olmak üzere, Kürdistan Parlamentosunda bulunan Irak-KDP dışındaki Franksiyonların yanı sıra Kürdistan’ın tüm parçalarındaki millici siyasi güçler, Türklerin Şengal’e yönelik hava saldırısını yayınladıkları bildirilerle kınadılar. Uluslararası güçlere çağrıda bulundular. Millilik budur. Vatan savunuculuğu budur. Kürdistan devrimciliği, yurtseverliği budur. Kürdleri devletleşmeye götürecek tutumda budur.

 

Hasan H. YILDIRIMTeletex News24

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Yorumunuz için teşekkür ediyoruz en kısa zamanda size cevap verilecektir selamlar .

%d blogcu bunu beğendi: